Ölümü azalttım bugün, azalttım sokakları..
Kentlerden alıp köylere ekledim biraz
Denizlerin iskan politikasında
Kendimi bir dereye tehcir ettim.
Ölüm bir bıçak çiziğine sığacak kadardı
Genişlettim onu yaz doğuran bir uçurumla
Damarlarımı eksilttim biraz..
Yalnızlığı bilmek için
Şakaklarımda
Bitene kadar sancı
Yağmurlarla saydamlaşıp ışığa yol verdim
Üstlendim gözaltında göğün akislerini
Bir ışık sağanağında göle dönüşünceye dek
En akıcı şeridiydim kırmızının
Sözlerimin bir tek anlamından tanındım hep
Mecaz dükkânları bir bir kapanmıştı
Bu çarşıda kamburluk tezattı ve
Burda güneş alınlarda batmıştı!
Ben ölümü azalttım bugün
Bir “surat asış”a sığacak kadar daralmış
Ölümün
Ecellerine kadar genişlettim saraylarını
Sesimin çatallanması bir ülkenin ana diliydi
Neşeden kahkahalar atmak
Henüz yabancı dildi literatürde
Yeni mimikler de öğrendim bugün
Burabiliyorum artık dudaklarımı
Kaşımın tekini arşa değdirip
Ötekini gömüyorum gözüme
Baktım ki bedenimin ortak bir geçmişi de yok!
Boynum kollarımdan önce uzamış mesela.
Kader birliği etmemiş ellerim omuzlarımla
Acıda ve kıvançta
Kâh 1
Kâh 2!
Baktım da bugün…
Ölüm bir ulusa sığacak kadar darmış
Genişlettim onu beynelmilel bildirgelerle
‘’Ulusun! korkma!’’
Bana rengimi ve
Dudağımı hatırlatan
Sesimin ağrısı
Kulaklarda çınlayıp dursun.
Kayıt Tarihi : 12.06.2026 11:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!