Affet Andı Şiiri - Alper Tunga 3

Alper Tunga 3
111

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Affet Andı

kullandığım kelimelere baktıkça kahroluyorum.
hepsi asıl anlamında o kadar uzak ve saçma ki
kendimi affedemiyorum ben bunu nasıl yaptım.

inan ki kelimelere değil sadece mesaja odaklansan
çünkü anlatmak istediğim mesaj
ben her fedakarlığı yaparım... bunu anlatmaktı hepsi
( bu kafaya nasıl girdim ben )
bütün imgeler sadece senin minicik masumiyetine dair.
başka bir anlamı olabileceği neden aklıma gelmedi
ben neden o kadar saçma bir dille geldim sana
ben sana bunları nasıl söyledim...

ben kendimi o metin için hiç bir zaman affetmeyeceğim.
sözlerime inanmasan bile sadece buna inan...
sen affetmeyi başarabilirsen bunu madalya gibi taşırım.
konu affetmekse eğer ben kendimi biraz zor affedeceğim.
sözlerim ve kendi adaletim için buna inan

bu çok zor... seni kaybetmenin kıyısındayım.
kendim için merhamet dileyemiyorum.
kendime merhamet bile edemiyorum.
yapmamalıydım ve neden diye soruyorum!
hep neden neden!

bahanesi bile olmayan ve olamayan bir hata bu
bir hata bile değil bir ölüm fermanı gibi
ben kendimi affetmiyorum. ama en ağır affı diliyorum.
en büyük sözü ve yemini veriyorum.
bir daha asla yapmayacağım.

bu aşkın doğasında değil bu başka bir şey
bunu hiçbir aşık yapmaz, bunu normal biri de yapmaz.
çok kaba kelimeler ve asıl anlamlarından uzak.

inan ki aklından geçenleri tahmin edebiliyorum.
ama öyle emek istemedim, ben başka bir şey kastettim.
yazarken de çok üzgündüm, yazdıktan sonra da...

lütfen senin dünyanda bu hatanın bir affı varsa kabul et
benim dünyamda bu hatanın bir affı yok.
ben kendimi affetmem, bunu da hiç unutmam.

ve unutmayacağım için bir daha asla yapmam
söz, yemin ve kendi adalet terazim hepsi için.
zor ama beni affet...
affetmeme ve cezalandırma duygularını bana devret.
o devri ben alırım ve kendime gereğini yaparım.

lütfen affedemiyorsan bile...
bu gerçeklikle beni yaşama mecbur bırakma
kalan ömrümü bu hatayı sayıklayarak nasıl geçiririm.
ve senin hayalinle göz göze bile gelemem...

geçmişe gidip o masum kalbin yüzüne nasıl bakarım.
o kantinde çay içen gözlerini nasıl izlerim.
o mazinin izlerinde ben sana utancımdan kahrolurum.

en azından aziz hatıran için affet ki
geçmişte yine köşeli bir duvarın penceresinde
seninle yine göz göze geleyim.

ben sana ifade ettiğim kelimeleri...
beni öyle bir affet ki o kelimeleri
sözlük anlamındanda sileyim.

sen affet ben senin öfkeni de kendimden çıkarırım.
eğer bir daha yaparsam. en adi neyse oyum.
yazamıyorum ama en adi kelime neyse...

lütfen!
kendimi kalem kağıt sanıyorum.
engeller olmasa sana saatlerce yalvarırdım.
affettim desen bile... bıkana kadar...
gece gündüz kapında yatardım...

benim bir fikrim var bunu unutmayalım.
herşey mümkün olduğunda söz
ve bu kendime kestiğim bir ceza

bir hafta kapında yatacağım.
ve hemen kapı eşiğinin dibinde
yer ve mekan ayrımı olmaksızın

lütfen affet yemin ediyorum kastettiğim şey;
sadece 'beş yaşındaki kalbin'
öyle saçma ifade etmişim ki, farklı algılanabiliyor.

bir daha yaparsam kendime o kelimeyi yakıştıramıyorum.
ama sen anla... en adi kelime neyse; o

hayır daha ağır bir ceza istiyorum kendime...
tamam;

senin pencerenin baktığı yerde ve dışarda...
ve bir hafta boyunca ve daha ağırı olsun.
böyle yazarak olmaz ki... gelsem bulamam.

istersen bir ömür bile yatarım kapında

lütfen!

Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 02:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!