Gök fincandan fal açtım yarınlar niyetine
Bir baktım ki dibine kara bulutlar çökmüş
Anlamadım kaderin bizlere niyeti ne
Filizlerin üstüne gözyaşlarını dökmüş.
Bir güvercin yürüyor kanatları kırılmış
Ne yenir yutulursun
Her dertten kurtulursun
Taç gibi tutulursun
Bir sancı uyandırır sessiz sensiz geceden
Kan fışkırır kalemle dokunduğum heceden
Keskin kılıç dilimler yüreğimi inceden
Nerdesin ahu-zarım vakit doldu gel artık.
Adını işlemişim ruhumdaki yaraya
Yüzündeki o derin çizgilere aldırma
Yıllar uzaklaşırken hatıra bırakmıştır
Bırak duvarda dursun aynaları kaldırma
Işıldayan sırlı cam kaç güzeli yakmıştır.
Unuttun mu geçmişi bir kez hatırla dostum
Konuşalım yeniden birkaç satırla dostum.
Göğün alnını sevdi rüzgârın kanatları
Kayıp kentten kayboldu coşkulu ıslık sesi
Özgürlük ateşini çakıp yakan atları
Kırbaçlarla dövdüler durana dek nefesi.
Doğduğumda gerçekti bu masal kahramanı
Toprağa gömecekler gelmiş midir zamanı.
Bir rüzgâr kaldırır mı kaldırım kenarını
Büzgülü eteğini ya da yüksek bir dağın
Fırtına söndürür mü volkanların harını
Rengini değiştirir ağaç doğuran bağın.
Bir yağmur kurutur mu bakan gözün nemini
Neyden vazgeçmedim geçmesem senden
Diktiğim kuleyi yıkar giderim
Tarttım kararımı vermedim birden
Daha fazla kalmam çıkar giderim.
Gönlüm geçti demek hafif kalacak
Neyden vazgeçmedim geçmesem senden
Diktiğim kuleyi yıkar giderim
Tarttım kararımı vermedim birden
Korkmuş mudur soğuklar çiçeklenen kirazdan
Neşe huzur getirir ılık rüzgâr birazdan
Usanmıştık aylarca kar soluklu beyazdan
Sıkıntıdan bunalmış yüreklere haz gelsin
Hastaya şifa olsun tez zamanda yaz gelsin
Yemin olsun güneşe yeminler olsun aya
Tekrardan gelir isem bu yalancı dünyaya
Paranteze hapsedip geçmişin acısını
Çileyle hemhal olan kalbimin sancısını
Neşeli yarınlara ümitle bakacağım
Yeryüzünün zihnine adımı çakacağım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!