Acının içinde gülen yüzün yok
Bizi bırakıpta gittin be yolcu
Açık gitti gözün diyeceğin çok
Sıranı sen bize sattın be yolcu
Otogardayım.Geç kalmamak için sabah erkenden kalktım.Ankara otobüsünün kalkış saati 10:30. Saat 11'e geliyor hala araç görünmüyor.
Otogarda ki görevliye sordum.Hani araç 10:30'da kalkıyordu? Görevli gayet sakin bir şekilde 20 dakikaya aracımız gelir diyor ve hiçte bu durumdan esef duymuyor!Sahi koca koca otobüs şirketleri,Sizdeki bu durumlar nasıl aymazlık?!
Otobüs geldi, araça bindik.Şöför demez mi kadirliye uğramamız lazım.Yolcu alacağız.Daha neden bile demeden gerekçeleri hazır!Ama bileti saat 10.30 verdiniz dememi bile duymuyorlar.Öyle bir sistemsizlik ki sormayın!Bakalım daha neler göreceğiz?
Yaprakları dökülmüştü ağaçların,
Hava da bir o kadar soğuktu.
Duruyordu herşey olduğu yerde
Bazen kuşlar pır diye uçuyordu
Masmavi suların üzerinde mütemadiyen kımıldayan su damlacıkları henüz uyanamamış,sabahın loş ışıklarına kendini bırakmıştı.
Sabah mahmuru gözleriyle mavi suların üzerinden uçup giden kuşun kanatlarında sanki sabahın çiğ taneleri,beni görün nidasına çıkmıştı.
Dağlara doğru hizaya girmiş gibi dizilen ağaçlar,rüzgarın tutturduğu hışırtı temposuna
Bir zaman böyle değildi,
Pırıl pırıldı güneş.
Yoruldu artık bildim!
Yaşlandımı ne?
Korku şehirleri sardıktan sonra! Bütün geçmişin üzerine sünger çekilmişe,neresinden başlayacaksın bu hayatın?
Ve sınırsız toprakların etrafı çevrilmişse, paylaşılmışsa bütün dünya, bir nebze nefes çok görülmüşse bize, ne yapacaksın?
Yine ki Gökyüzü parsellenmedi? Güneşe sözleri geçmiyor kimsenin.Yine ki ayıplarımızı örtüyor karanlıklar! Yine ki yeryüzünü paylaşacak azda olsa
Birileri var.
Bakışlarında ki ateşin feri mi söndü?
Sözcüklerin mi kilitlendi dudaklarına?
Bir sonbahar yürümüş nedense tenlerine
Beyaz karlar mı yağdı siyah saçlarına?
Kahve çok kalabalıktı.Bir köşedeki
Masada hararetli bir okey oynanıyordu.Masanın etrafında yancı denilen
Bedavacılar vardı.Engin Koca, her oyun sonunda yeniliyor ama okeye devam ediyordu.
Yanındaki arkadaşı Hacı Taş,Engin koca yenilmesin diye sürekli engin kocaya şu taşı at,bu taşı at diye yardım etmeye çalışıyordu.Engin koca, kızgınlıkla ve bir hışımla ayağa fırlayarak Arkadaşı Hacı Taş'a bağırmaya başladı.Arkadaşı Hacı Taş--Ya Engin kardeş ,sen yenilme diye yardım ediyorum."dediysede engin Koca,arkadaşına dönerek,
Henüz çiğ düşmüş
Sabah serinliğinde üzerinize
Bu durum nasıl oluyor böyle
Üşüyor musunuz ne?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!