Öyle alışkınım ki
Elleri boş dönmeye
Sevip,sevip sevilmemeye
Ve her daim kaybetmeye
Öyle alışkınım ki
Sessiz,sedasız gitmeye
Dualarım öylesine yorgun ki,
Anlatılmadan anlayabilmek öyle zorki,
Bir alem insan denen varlığın
Katıksız bir nankör olduğu,
Ümidin elleri olmasada,
Çıldırdınmı ey benim benden kara bahtım!
Ötelerin öteside var!
Gülmedin gitti hep bezgin kırgın!
Umut diye birşeyler var
Vuslata gark olurken alem
Ne varsa sonsuzluğa ve Azraile dair
Musallada kılınan gözlerim aşkına
Bana sonsuzluğu unutturan gaflet aşkına
Sus! Artık bana yalnızca ölümü anlat!
Dünler karşım da nokta,nokta
Hüzün satırlarının koynunda
Kaygısında ümitler hayallerin
Virgül olup durduruyor bazen,
Vefalı sigaram hala beyaz,hala satır,
Közleri is olup çıldırtıyor bazen.
Bülbül koş sada gülün peşinde
Sadece masalı kalacaktır ellerinde.
Gölgen ağır,ağır belirirken
Hayalmisin gerçekmi bilemiyorum sevgili!
Kulaklarımam yanağındaki gamzenin sesi gelirken
Ayrılık görünüyormu bilemiyorum sevgili.
Duygular tepeliyor anılarımı,
Hayat yüzsüz!
Gençliğim yorgun!
Yalnız sen bilirsin ağrıyan yanlarımı,
Başıma bela olan sabahlarımı,
Sevmek ne zormuş Eylül!




-
Osman Demircan
Tüm YorumlarAnladığım kadarıyla gözü ve gönlü doymuş biri.Sesi tok ve ağzı açıldığında kan emici yarasaların çıkmadığı, içi karanlık olmayan bir kişi.Güven zor bir duygudur.Zoru seviyorsanız güvenebileceğiniz birisi.