Vakit gece
Maden gecenin içinde gece
Gece sabaha gebe
Madende zaman hep gece
Şehir güne uyanır
Maden yeni yetime
Dünyada solan tebessümün
Cennette açacak
Şehadetinle bu toprak
Vatan kalacak .
Sen ağladın ben sustum
Sen ağladın ben küstüm
Hep ağlayacaksın diye korktum
Sen ağlarken ben çocuktum
Ben semada sürgün
toprağa hasret
Ebabil.
Sen gölgesi mağrur
çöllerin şımarttığı
Babil.
Zemheride üşür
Serçeler,
Isınırlar zamanla.
İnsanın soğuttuğu
yürekler,
Isınmıyor
Kuşa benzer Özgürlük
Bir kanadında gökyüzü,
diğerinde çocuklar
Barutla ve kin ile kirletip
gökyüzünü
Ankara kurtuluş’ta
Kaldırımın müdavimi simitçi
Kara kışı ayazı geçirdi.
Yazık bahara yetişemedi .
Her garip gibi .
Şıra’nın şavkında ıslandım
Kurudu avuçlarımda karanlık
Gece fecr i sayıklar
Ben düşüme uyandım.
Yine sis çöktü Arş-ı aladan şehre.
Yine sen geldin aklıma.
“Sokağa değil ciğerime çöker bu sis”
derdinde.
Anlamazdım.
Kulak da asmazdım.
Küheylan dediğim,Katırmış meğer.
Nedeyim, Aybalam, sıtkım sıyrıldı.
Gördüm ki Mavraymış atıp tuttuğu.
Su içmem elinden, sıtkım sıyrıldı.
Rayiha dediğim,Necismiş meğer.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!