Güya adın mü’min de;
Düşmez dilden hiç gaflar?
Yokken bunlar hak dinde;
Var zanneder etraflar.
Sözde ismin Müslüman;
Söz vermiştik Elestü de; affet Rabbim tutamadık
Ne yazık ki kulluk için, kâfi adım atamadık
Zannımızdan çetin çıktı, şu dünyanın imtihanı
Mağlup olduk nefsimize, kar’a karlar katamadık.
Kâh mal dedik kâh mülk dedik, düştük fani kam peş’ine
Senin gibi bir Hakka;
Edilir mi hiç küfür?
Her lütfuna mutlaka;
Edilmeli bin şükür.
Öyle çok ki ihsanın;
Sövgü değil sevgi lazım bizlere
Kim sövgüyü yayar ise kaç ondan!
Nefret değil rahmet lazım bizlere
Kim nefreti över ise geç ondan!
Allah için değil ise muhabbet;
Öyle çok ki benim derdim;
Sormayın efendim sormayın!
Şu yaşımda neler gördüm;
Sormayın efendim sormayın!
Yumak, yumak çilelerim
Bu ne gaflet ey nefsim, son durakken öteler?
Varsa serde şuurun, düşün biraz sen bunu!
Böyle mühim bir işi, bir kul nasıl öteler?
Seni bilmem de lakin ötelemem ben onu!
Bir saniye durmazken, baki yurda sevkiyat;
Siyaset lazımsa da, elzem olan diyanet
Çünkü dinsiz siyaset, intihardır kul için.
Gökten inen bir nurken, mü’min için her ayet;
Nasıl görür lüzumsuz, biri şunu yol için?
Müslümanın mihengi, Kur’an ve de sünnetken;
Nakıs ise diyanet;
Siyasete pek dalma!
Edip hakka hıyanet;
Mazlumlardan ah alma!
Modaysa da bu ara;
Tevhid için çokken medar;
Şirke yer yok zere kadar.
Tüm âlemi görmesen de;
Bürhan için yeter şu dar.
O zıkkımın dumanını;
Öte savur, öte savur!
Sıkıp halkın sen canını;
Etme lütfen zorla gâvur!
Ne buldunsa o merette;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!