Tebliğ farzdır velâkin;
Bu işte cebir olmaz!
Duyurulur sakin, sakin;
Anlatan Cabir olmaz!
Teklif farzdır muhtaca
Tadı kaçtı bu âlemin, göçmek gerek ebetlere
Nefse kalsa geç gitmeyi, ölmemeye arar çare
Kalpse diyor yeter artık, veda et de şu betlere;
Vuslat için bir yol ara, bir an önce o tek yâr’e!
Koyup türlü şirki sen;
Tevhide gel tevhide!
Gerçekten mü’min isen;
Tevhide gel tevhide!
Yol verip her ilaha;
Tereddüde yok mahal;
U dönüşü yap derhal!
Yoksa seni ötede;
Nara sokar bil bu hal!
Sanıp kendin tek beter;
Ey kendini Hak yanda, veli sanan şarlatan!
Vur halini mihenge, gör bakalım sen nesin?
Ey kâfirle dost olup, mü’minlere hırlatan!
Sen sandığın değilsin, bir parazit kene’sin!
Sen ki kitap sünnete, etmiş iken ihanet;
Talip olup her harama;
İş getirdin başa gönül!
Tüm haramlar har’dır ama
Sen takmadın hâşâ gönül!
Haltlar yedin her zeminde!
Tekellümü hep boşsa;
Telaffuzu na-hoşsa;
Yani o hep bi-hoşsa;
Vah dillere, dillere!
Yabanlarsa niyaza;
Onu Hakka uydur da;
Uyma ona Abdullah!
Ve de her tür hayır da;
Koyma sona Abdullah!
Kendin ona bin ama
Uyan artık ihtiyar!
Değil hayat sana yar!
Madem yaşam fanidir;
Şu gönlünü bir uyar!
Kendine gel ihtiyar!
Gece gündüz üflesen de, asla kat’a sönmez o şems!
Hiç boşuna helak olma, izin vermez onu yakan!
Öyle azim bir şems ki bu din, sönük kalır yanda güneş;
Onu yıkmak istesen de; fırsat vermez ona bakan!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!