Yolcu iken şu arzda;
Mukim gibi davranma!
Sevk var ise bir tarzda;
İstisnası var sanma!
Bir yasayken gidişler;
Yenilmeden ecele;
Hazırlık yap acele!
Ömür boşa geçmişse;
Feryat figan gecele!
Son bulmadan şu hayat;
Onca ömrü, ettim ise ben heder
Yazık bana, ayıp bana, yuh bana!
Demediysen ahirette Rab ne der
Yazık bana, ayıp bana, yuh bana!
Dini koyup, boş laflara baktıysam
Kurban edip bir yağa;
Düşürdüler ayağa.
Talip idi kıyağa;
Yazık oldu kadına.
Annelikken tek kamı;
Niçin geldin bu dünyaya;
Bilmiyorsan yazık sana!
Etmiyorsan bundan haya;
Yazık sana yazık sana!
Kul değilsen yaratana
Yaş elliyi aşınca, müşkülleşir yaşamak
Zorlanır ins taşırken, şu hayatın yükünü
Yaşlılığı anlar kul, düştüğünde başa ak
Çünkü göçer vücuda, her illetin yekûnu
Ne kadar da anlatsam, anlayamaz onu zat
Gerçekte olmaz ama olsa idi her düşüm;
Çok isterdim gerçekten, on beşimde olmayı.
Olmaz lakin olsaydı, masum deme dönüşüm;
Hep isterdim inanın, ayni halde kalmayı.
Yaş yetmişken bu ne hırstır birader?
Öte yana niyet yok mu gitmeye?
İş bitmişken neden fem hep para der?
Nasıl düştün sen bu denli fitneye?
Hükm-ü Mümit geçerliyken iken şu arzda;
Zaman ahir zamansa, dikkat eyle adım’a!
Çünkü asrın fitnesi, sandığından daha bet!
Bir zamane olup da, leke sürme adıma!
Yoksa nar’a girersin, bil nefsim ilelebet!
Zaman ahir zamandır ve ekserler gaflette.
Israr etme de zanda;
Dön o yoldan tez anda!
Sorun yoksa izanda?
Tek felahın imanda!
İnkar kalbin marazı!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!