Yakışmıyor o kaleme şu yalan
Yalan yazan şaircikler utansın
Melun iken kaziplerden huy alan;
Yalan yazan şaircikler utansın!
Onca gerçek mahzun melül beklerken
Yaktı seni cahil nefsim, aşk-ı dünya denen sevda
Uyardım da dinlemedin, ısrar ettin yanlış savda
Senden önce niceleri, düşmüş iken o tuzağa;
Gafilleri ettin taklit, yaya kaldın sen sınavda.
Dert etmedin imtihanı, hemdem oldun bağla dağla!
Sefa için gelmedin bu âleme ey nefis!
Ya kulluk et Rahmana, ya da ondan çıkıp git!
Seni nasıl kandırır, bir kör şeytan ve kör his?
Ya kulluk et Allah’a, ya mülkünden çekip git!
Hiç olur mu bedava, rüya gibi şu yaşam?
Ey kendini Hak yanda, veli sanan şarlatan!
Vur halini mihenge, gör bakalım sen nesin?
Ey kâfirle dost olup, mü’minlere hırlatan!
Sen sandığın değilsin, bir parazit kene’sin!
Sen ki kitap sünnete, etmiş iken ihanet;
Talip olup her harama;
İş getirdin başa gönül!
Tüm haramlar har’dır ama
Sen takmadın hâşâ gönül!
Haltlar yedin her zeminde!
Sanıp ömrü ebedi;
Yakma lütfen kendini!
Deme kimse demedi!
Yakma lütfen kendini!
Şu hususta kanan çok
Varsa hissen edepten;
Ya hakkı de ya da sus!
Bilgin varsa adaptan;
Hak bilmezsen ol suspus!
Kırk boğumken o boğaz;
Zaman ahir zamansa, dikkat eyle adım’a!
Çünkü asrın fitnesi, sandığından daha bet!
Bir zamane olup da, leke sürme adıma!
Yoksa nar’a girersin, bil nefsim ilelebet!
Zaman ahir zamandır ve ekserler gaflette.
Yolcu iken şu arzda;
Mukim gibi davranma!
Sevk var ise bir tarzda;
İstisnası var sanma!
Bir yasayken gidişler;
Israr etme de zanda;
Dön o yoldan tez anda!
Sorun yoksa izanda?
Tek felahın imanda!
İnkar kalbin marazı!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!