Zahir oldum, ahir oldum.
Vuruldum, yere serildim.
Ben öldükçe de, dirildim.
Akıp giden, nehir oldum.
Aslanlar gibi, kükredim.
Yalan dünya'ya, sofra’mızı serdik.
Mutlulukla, acı’ları da sardık.
Sevgilerle, zulümleri de gördük.
Heves’imizi söndürdü, şu dünya.
Çok aradık, bulamadık Cennet'i.
Olmadı
Yaşayalım dedim, olmadı.
Ben öldüm, hain dünya kaldı.
Mutluluk, kapıyı çalmadı.
Ben öldüm, hain dünya kaldı.
Umutlarım söndü, sevgim bitti.
Onca hayallerim, boşuna gitti.
Bir öpücük dudak, ömrüme yetti.
Söyleyin dostlarım, gülmek neyime.
Bakışları kuzu, diş’leri azı,
Yol’da bir güzel gördüm, adı Ayşe.
İçime düştü, sancılı bir neşe.
Emine, meydan okuyor güneş’e.
Neyleyim, yalnız ben, sizi güzeller.
Kınalı Hacer, yalınız yatmaz.
Neler Oldu Münevver
Halini, biraz yorgun gördüm.
Neler oldu, sana Münevver.
Sinirlerini, gergin gördün.
Neler oldu, sana Münevver.
Gidenden, beter ettin beni.
Büyüdü, göbeğinin eni.
Seni gidi de, hınzır seni.
Ocağımı saçtın, sen kadın.
Ev’i, ev’in gibi görmedin.
Bize göz vermiş, görsün diye.
Ayak vermiş, yürüsün diye.
Dil vermiş, beni sorsun diye.
Yüce Mevla’m, yaratmış bizi.
Kulak vermiş, işitsin diye.
Gönlünü kaptırmış, Allah yol’una.
Kapı’sını açmış, doğru kul’una.
Hor bakmamış, kılığına halına.
Kim olursan ol, gel demiş Mevlana.
Bu yol, yaratanımın tek yol’udur.
Minnet
Dünya, her köşen ayrı bir cennet,
Canlılar, sana olurlar minnet.
Kime kalacaksın, baki ziynet.
Aldatıyorsun, bizleri dünya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!