Sayın Bakanım
Kadirlinin ili, Osmaniye,
Bize, göz doktoru gelmez, niye.
Öldük bittik, doktor, doktor diye.
Bir doktor yollayın, sayın bakanım.
Seher Yeli
Seher yeli, yine esti buradan.
Hayat verdi, bize, bizi yaradan.
Güneş doğdu, kurtulduk mum, çıradan.
Bu yel mazlumların, kendi yelidir.
Kapı komşumuzdan, başlayalım işe.
Sesi duyuluyor, oturunca çişe.
İnanın hayret ettim, ben bu gidişe.
Gelip, hatırını sormazlar şehirde.
Bir bakkalımız var, hemen yanımızda.
Ne umutla, şehire geldik.
Süre süre, boşuna geldik.
İnsan gibi, yaşanır bildik.
Şehirde hallar, daha başka.
Araçlar, vızır vızır geçer.
Ne umutla, şehir'e geldik.
Süre, süre, boşuna yeldik.
İnsan gibi, yaşanır bildik.
Şehirde hallar, daha başka.
Araçlar, vızır, vızır geçer.
Gökhan Gençoğlan, şehitliği seçti.
Osman Yurdusev, şerbet’ini içti.
Baykal Küçükgöçen, sırat’ı geçti.
Bu şehir, şehitler şehri Kadirli.
Yol’una gitti, Mustafa Yağız’ım.
Koşarak, kol’una varılsın.
Tombul, el’leriyle sarılsın.
Erkek, buna nasıl, darılsın.
Ben isterim, böyle güzeli.
Göz’leri, neşe dolu olsun.
Halim mi Var
Halim perişan, yolum ırak.
Yoktur tabip, çaresin bulak.
Birde sen vurdun, bana felek.
Benim gülecek, halimi var.
Peşindeyim Güzel
Şahin gibi, düştüm peşine.
Hayranım, tomurcuk döşüne.
Bir gece, girseydim düşüne.
Tutup, emmek isterim güzel.
Sende, bende, birer insanız.
Her şey, para değil ki, canım.
Etle kemikten, birer canız.
Her şey, para değil ki, canım.
Seni, beni yaratan, Allah,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!