Nasıl Gündeyiz
Gözler ağlıyor, gülünmüyor.
Kul kapısına, gelinmiyor.
Baba, kardeş, hiç bilinmiyor.
Bizler, böyle nasıl gündeyiz.
Sevilip, sevilmedikten sonra,
Güldürüp, gülmedikten sonra,
Severek, ölmedikten sonra,
Yaşamak ölmek, ne fark eder.
Halimi, sormadıktan sonra,
Dokuz ay’lık, yol’dan geldik.
Nefis tüttü, dünya tüttü.
Dünya’yı, hep bizim bildik.
Nefis çattı, dünya çattı.
Doğduk, göz’ümüzü açtık.
Bizim olsa, şu deniz derya.
Bizim, kötü nefis’imiz var ya.
Bizim beden, şeytan’a kurya.
Doymayan, bir nefis, var bizde.
Ban Allah'ım, dese de, haşa.
Muhtar
Yine geldi, muhtarlık seçim yılı.
Aday oldu, sivrisineği kılı.
İyi gidiyor, hepsinin de halı.
Sakın mühür’ü, kaptırma muhtar.
Mıymıntı Avrat
Bana, nerden geldi, bu bela.
Allah vermesin, başka kula.
Her gün okunur, benim selâ.
Yaktı beni, mıymıntı avrat.
Güzel’lere bakıp, yerindim.
Nikâh masa’sında, göründüm.
Kar’lı dağdan, daha serindim.
Eritti beni, kötü avrat.
Toplumda, yer alırdı söz’üm.
Tanrı fukarası, bir kayıt parası,
Bin üç yüz lira olur mu? Müdür bey.
Öğrencinin defter, kitap parası,
Tutup da, el’inden alınır mı? Müdür bey.
Zengin mi? Fukara mı? Diye sormadan.
Münevver Yazıyor
Çöl gönüllerin, vefasısın.
Köşeler, Münevver yazıyor.
San ki, bir bahar sabahısın.
Neşeler, Münevver yazıyor.
Kaçmadı, uçmadı, göçmedi,
Hiç kimseye, kılıf biçmedi,
Halka hizmetten, vaz geçmedi,
İşte sana, Mustafa Kamal.
Haksızlık, hırsızlık bilmedi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!