Konya’dan, Adana’ya gelir tanen.
Çukurova’dır, senin asıl hanen.
Sohbet etmek değil, içme bahanen.
Acılı kebaba, yoldaşsın şalgam.
İlla havucun, siyahı olmalı.
Teknolojide, işin kolayı,
İşleri kolay, bundan dolayı,
Anonslardan duyunca, olayı,
İşte o zaman, koşar polisim.
Yatıyorsa bile, derhal kalkar.
Bir yüzü yazı, bir yüzü tura,
Cebinde varsa, düşmezsin dara.
Bunun adına, diyorlar para.
Eğer paran yoksa, şerefsizsin.
Para’sı olan, oluyor arif.
Ölün Patron
Patrona söylesem, bir fayda vermez.
İşçiyi de, insan yerinde görmez.
Çalışanın hakkını, neden vermez.
Yanlış yapma, sende ölürsün patron.
Sevdiğimin, incecik bel’lerini,
Ufacık, tombalacık, el’lerini,
Bülbül’ler gibi, öten dil’lerini,
Sarılıp, sarılıp, öpmek isterim.
Tel, tel savrulan, ipek saç’larını,
Zahir oldum, ahir oldum.
Vuruldum, yere serildim.
Ben öldükçe de, dirildim.
Akıp giden, nehir oldum.
Aslanlar gibi, kükredim.
Yalan dünya'ya, sofra’mızı serdik.
Mutlulukla, acı’ları da sardık.
Sevgilerle, zulümleri de gördük.
Heves’imizi söndürdü, şu dünya.
Çok aradık, bulamadık Cennet'i.
Olmadı
Yaşayalım dedim, olmadı.
Ben öldüm, hain dünya kaldı.
Mutluluk, kapıyı çalmadı.
Ben öldüm, hain dünya kaldı.
Umutlarım söndü, sevgim bitti.
Onca hayallerim, boşuna gitti.
Bir öpücük dudak, ömrüme yetti.
Söyleyin dostlarım, gülmek neyime.
Bakışları kuzu, diş’leri azı,
Yol’da bir güzel gördüm, adı Ayşe.
İçime düştü, sancılı bir neşe.
Emine, meydan okuyor güneş’e.
Neyleyim, yalnız ben, sizi güzeller.
Kınalı Hacer, yalınız yatmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!