145- ÇALINMIŞ YARINLAR
Gidememek. Vardiya düdüğüne
Çivilenmiş bir ömürdür bazen.
Gün ağarmadan çıkılan yollar,
Geceye devredilen yorgunluklar.
Paslı makinelerin gürültüsünde
Yalnız adını değil,
Hayatını da unutturmak isterler insana.
Çalışmak. Bir tezgâhın başında
Saatleri değil,
Ömrünü tüketmektir.
Sen bir lokma ekmeğin hesabını yaparken,
Patronların kasalarında büyür
Senin çalınmış yarınların.
Durmak. Çünkü gitmek
Herkes için yazılmış bir kader değildir.
Kiminin önünde sınırlar vardır,
Kiminin önünde jandarma dipçikleri,
Kiminin önünde işsizlik kuyuları.
Ve en kalın duvarlar
Betondan değil,
Sömürüden örülüdür.
Bilmek. Her gün yeniden görmek
Açlığa alışan çocukları,
Pazar artıklarını seçen emeklileri,
Maden karasında kaybolan yüzleri.
Bilmek ki bu düzen
Yoksulluğu kader,
Zenginliği hak saymaktadır.
Öfkelenmek. Çünkü hiçbir hak
Lütuf olarak düşmedi gökten.
Ekmek de,
Özgürlük de,
Onur da
Direnenlerin avuçlarında büyüdü.
Tarihin bütün meydanları
Bunu yazıyor duvarlarına.
Direnmek. Grev çadırlarında,
Fabrika kapılarında,
Tarlalarda, limanlarda,
Birbirine omuz verenlerin
Sessizliğinde değil,
Haykırışında saklıdır gelecek.
Zincirler kırılmak için vardır.
Yaşamak. Ey kalbim,
Kederini büyüt ama korkunu değil.
Bu dünya birkaç efendinin değil,
Onu kuran milyonlarındır.
Fabrikaların gölgesinden,
Madenlerin karanlığından,
Atölyelerin boğucu havasından
Kalkacak olan şey
Yalnız öfke olmayacak…
Hesabı sorulan bir tarih,
Yeniden kurulan bir hayat olacaktır.
22.11.1988
Kayıt Tarihi : 17.07.2026 16:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!