124- SEN YOKKEN
Sen yokken
Sabahları erkenden kalktım, çayı demledim,
Pencereyi açtım, sokağın sesini dinledim.
Marketten ekmek aldım, otobüs kaçırdım, yağmura yakalandım,
Bir kitabın arasına kuru bir yaprak bıraktım.
Akşamları lambayı yaktım, masanın başına oturdum.
Yarım kalan cümleleri tamamladım,
Ama bazı kelimeler hep sende kaldı.
Takvimler değiştirdim, mevsimler değiştirdim,
Hatta perdeleri bile.
Sonra öğrendim; bekleyişin rengi olmuyormuş.
Bazen anneni aradım.
"İyidir" dedim, "yakındır" dedim, "geçer" dedim.
İnsanı ayakta tutan bazı küçük yalanlar vardır,
Onlardan söyledim.
Denizin kıyısına indim, martıları seyrettim,
Çocukların top peşinde koşuşunu.
Bir bankta oturup, hayatın senden habersiz
Akıp gitmesine bir türlü alışamadım.
Bir çiçek aldım sonra, masanın üzerine koydum.
Su verdim. Büyüdü.
Günler geçti, yine büyüdü.
Beklerken de bir şeyleri yaşatabileceğini öğreniyor insan.
Sen yokken
Güldüm bazen, hem de içten.
Sonra suçlu hissettim kendimi,
Sanki mutluluk, sana eksilen bir şeymiş gibi.
Oysa hayat, inatçı bir nehir gibi,
Önüne ne çıkarsa çıksın akıp gidiyor.
Sen yokken
Adını herkese söylemedim,
Ama içimden çok geçirdim.
Kalabalıkların içinde, kırmızı ışıklarda,
Uykusuz gecelerde, bir şarkının tam ortasında
Hep sen çıktın karşıma.
Bir gün döneceğin fikrini cebimde taşıdım.
Bozuk para gibi. Eksilmedi. Kaybolmadı.
Sen yokken yıkılmadım.
Çünkü bazen birinin dönecek olması,
Bir ömrü ayakta tutmaya yeter.
İşte böyle, bir yanım burada kaldı, bir yanım sende.
Ben arada yaşadım. Bekledim. Unutmadım.
Ve adını, kendi adımın yanından hiç silmedim.
02.07.2026
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 16:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!