ne desemki durmuyor
kapılanları alıp götürüyor
vuruyor başını yerlere taşlara
neyleyim kimsenin gücü yetmiyor
ansızın bişeyler veriyor
Çobandede den kargapazara
Nice canlar dökülmüş pazara
Dilerim mevladan gelmez nazara
Pos bıyıklı dadaşına gurban erzurum
....
Şöyle seyrine bak palandökenden
Yazarım efkarımı, sonu gelmez dizelere
Çizerim hayatımı beyaz sayfalara
Mana isterim, anlam isterim
Hyatın yaşamaya değer olmasını
Sonra,dalıp giderim hatıralara
Çocukluğumu geri isterim
üstünde siyahtan bir büyük ceket
yüzünde durmayan bir telaşe hissi
kaşları çatık adımlar hızlı
nereye giderki bu gamlı yolcu
sorunca durdu yüzüme baktı
mutluluk arayan avare insan
ne hoşuna gitse sonra bıkarsın
beden taht ile köşkle uğraşsın
ruhun aç susuz nasıl yaşasın...
fantastik yaşam hikayelerinin
birde hüzünlü sonlarına doğru
alkış tufanına kapılan öykünün
yalnız çekilen emeğine doğru
kış gecesinde soğuk düşlerin
sensiz geçerken sürgün günlerim
özümde hazinli neyler dinlerim
çarpışarak her an yeis leri önlerim
örsün üstündedir, dövülür senlerim
bazen hasretleri yudumlarım
sarmalasam bulutları koysam mendilimin içine
harmanlasam sevgileri katsam yüreğimin içine
uçsam uçurtmalar gibi göklerde
koşsam amansızca düşler diyarına
tomurcuk açsam filiz versem taa tepelerde
bir demet papatya ile kapında belirmek
baharın o narinliğini sana sunabilmek
süslenmiş alem gelinlik kız gibi
bahar misali düşüncemin ufkuna yürüsen
sendeyim her dem
Cananı cana sordum
Gözleri, sadece gözleri dedi
Yüreğinde yanan ateşi göstererek
Bunun çaresi yoktur dedi.
Aşkı sordum, gerçek aşkı
merhaba zübeyir bey...
bir yazı yazıyordum...ünlü çirkef şairlerle ilgili bir araştırma yapıyım dedim...o sırada sizin çirkef adlı şiirinizi gördüm...okudum...bahsettiğim mevzunun özeti gibiydi...çok güzeldi yani...bilmek hoşunuza gider diye düşündüm...diğer bir kaç şiiriniz de okudum...çok güz ...