Beynimin içinde notalar karma karışık.
Pes mi? Dik mi? Ne “gam...”
Hayalimde porteler çizerim.
Sonra bütün notalara,
Bemollere, diyezlere
Ve de es’lere;
Oktavdan bir selam...
“Herkes yerine marş marş”!!
Hafiften bir Muhayyer Kürdi ses verir; “Akşam olunca yarelerim sızlar.
Derdim çoktur, değmeyin bana kızlar...”
Hüzün gelip oturmuştur yüreğe...
Bir cıgara mı sarsam?
Sonra bir nihavend göçer, ardında bir buselik bırakıp.
“Kalbe dolan o ilk bakış, unlutulmaz unutulmaz,
Sevda ile ilk uyanış unutulmaz unutulmaz...”
Bir offf çekesim var da; ya dağlar yıkılırsa...!
AŞK; bir suzinakla terennüm edilirken yakar
canımı...
“Sazın gibi al sinene, vur kalbimi inlet,
Mehtapta bu akşam, bana son şarkını dinlet”
Ah o besteler, Ah o makamlar...
Uşşaklar, Hicazlar, Acem Aşiranlar...
Ya bestekarlar?
Kolay mı çıktı bunca şarkılar?
Ritimleri kalpleriyle mi tutmuşlar?
“Usûlsüz vusûl olmaz” demiş Erenler.
Düm’ler, tek’ler....Düm tekler...
“Ah o demler, ah o demler..
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış’tan...”
f.a
30-Mart-2018
Kayıt Tarihi : 17.04.2026 17:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!