Zehir zıkkım bir vedaydı bıraktığın o enkaz,
Gözlerindeki o sahte merhamet şimdi ayaklarımın altında eziliyor.
Her "seni seviyorum" yalanının ağırlığı altında ezilirken ruhum,
Meğer ne kadar da biriktirmişim içimde sana kusulacak öfkeyi.
Sen sevmeyi bir ten oyalaması, bir yalan oyunu sandın;
Ben ise uğruna ömrümü serdiğim bir cellat.
Ama gam yemem artık;
Sevmelerin yalan olunca, gitmelerim kolay olur.
Kurşun Misali Adımlar
Bakma öyle arkandan donuk ve dik duruşuma,
O duruş, sana boyun eğmeyen gururumun demir kafesidir.
Arkamı dönmek, senden kaçmak değil,
Midemi bulandıran o riyakar heveslerinden arınmaktır.
Gitmelerim korkudan değil, bil ki tenezzülsüzlüktendir;
Çünkü kirli bir kalpte konaklamak,
Şerefli bir ruha verilecek en büyük cezadır.
Yükümü tuttum, kilit vuruyorum kapına,
Ardımda bıraktığım o devrilmiş yalanlar da senin kefenin olsun.
Kül Olan Masallar
Gidiyorum işte;
Ne ardımda bir damla gözyaşı, ne de dudaklarımda pişmanlık duası.
Sen kendi yalanlarının bataklığında boğulurken,
Ben kaskatı kesilmiş bir kararlılıkla söküyorum adını kalbimden.
Çünkü inanmakla başlayan bu acı masal,
Senin o ucuz ihanetinle başa baş öldü.
Sırtımı döndüğüm an, arkamda bıraktığım tek şey;
Senin o hiç var olmamış suretinin toz duman olmuş kırıntılarıdır.
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 23:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!