Kapım çalınır birgün belki,
Sen gelirsin hiç gitmemiş gibi.
Konuşulmamış hiç o sözler,
Yumruklanmamış hiç o duvarlar..
Ben yine eskisi gibi
Hayran hayran yüzünü
Sonsuz güzelliklerim var benim,
Uçsuz bucaksız hayallerim,
Kötücül beklentilerim,
Ve kabına sığmayan dileklerim...
Benim işte bu;
Benden öte,
Zamanin sakli düşlerine sürtündüm gibi şu sıralar tüm anlarım. Sorgusuz sualsiz bir hüzün kuyusu yüreğim. Bataklığına batıyorum, kurtaranım yok. Nasıl süründüm ve ezildim yolunda. Hikmeti bilinmez dehlizler baş ucumda. Okuyamiyorum duvarlarındaki yazıları. Her bir tarafım destan misali. Her bir yanım sanki cinayet mahali. Çözmeye ne dermanım var, ne de isteğim kaldı. Sırtımda yığınla dolu düş kırıklıkları küfesi, yürümekteyim. Zaman, zamanımın tam tersi sanki
Ne güzel dinlendim yüreğinde bir bilsen.Huzurla koydum başımı göğsüne.Bir sürü yıldız düştü payımıza dertten kederden uzak.Işığına süzüldüm yanacağımı bile bile.
Ne guzel dinlendim yüreğinde,kalbinin sesini dinlerken.
Yanmaya ateş gerekmez ki,
Yaktığın onca yüreğe
Kor olan onca ömre bak ardinda.
Ağllayan,yakaran onca şiire bak.
Yarım kalan onca hayale
Ve verilemeyen onca emeğe...
Yalnız gökyüzü şahitti
Güneş vururken yüzüne,söylediklerine.
Sözsüz söylendi herşey,
Yersiz, yurtsuz cümleler
Döküldü öylece...
Bulutlarin üstünde yürürken çakıldığı yerde tohuma dönmektir,ciceğe bitmektir aşk..
Sarmaşık misali sarıp sarmalamaktır hayaller, sonsuz hüsran sükûtuna mani olmaktır.
Üstün başın ben koksun istiyorum,
Aldığım nefesin sen olması gibi.
Ruhun aydınlansın,
ışık saçsın dört bir yana,
Ama olmasın benim için bir muamma.
Sarsın dörtbir yanı huzurun hanımeli kokusu,
Gözlerinden süzülüp en ücra köşelere sindim sessizce.Öyle yorgun,öyle hüzünlü duvarlar vardı ki kayboldum saatlerce... seni anlattılar,izledim tüm kötücül senaryoları ve güldüm her tebessümünde..
Gözlerinden süzüldüm,evet,gözlerinden.. Sözlerine düşmeyince adım, yanaklarını ıslatsın istedim tüm gücümle. Hissettiğin ben olayım, söyleyemesende.
Özüne sineyim. Sen olup dağ tepe gezeyim. Limanlar yakayım kırıldığın rıhtımlara inat. Dost düşman görsün, yanınca insan nasıl yakar dünyayı, nasıl tutuşur bir devrin insanı.
Ah sitare!
Kapim calinsin istiyorum vakitli vakitsiz..Açayım güç bela istemsiz.Seni göreyim.Öleyim heyecandan,ne soylenmesi gerektiğini bilemeyeyim."hoş geldin"ler pelesenk olsun dilime.Baska çok şey söyleyebilecekken, hiç bir şey diyemeyeyim. Sen anla beni Sitare.. Neler neler diyemediğimi sen bil.Dökülemeyen her cümleyi içinde hisset. Korkma, düşürmem seni dillere, ben düşerim de kör kuyulara.söyletmem tek bir hece.
Ah sitare!..
Bu can bilmez nedenini bu hummanın.Bu akıl düşünemez seni görünce.Nasıl bir dertse dürter gece uykularindan,oturtup yazdırtır böyle adama.".Neden" diyemezsin. Desende bilmez kimse.Sen bil Sitare...Sen bil ki boşa gitmesin hiç bir gece..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!