Ben küçücük bir kadındım,
Sense kocaman bir dev,
Bulutlar sarar bizi,
Başımızda özlemler.
Sökülmüş kalplerimiz
Avuçların içinde,
Ardında yüz yıllık yıkık sevdalar bırakmak zordur elbette...
Zordur düşünmek, yetişmek her şeye.
Dokunamayacağın onca çiçeği ağlar görünce kanar ruhun,
Kazan kaldırır ruhun bedenine...
Eşkiyası olur tüm geçmişinin
Es kaza savaşlar yaratır içinde.
Tarihin altın sayfalarına uzanalım gel,
Sen İstanbulu anlat,
Ben nasıl fethettiğini..
Zamanın esaretine düşsün gece,
Ve söylenmesin bu destan hakkında
Hiç bir hece..
Bırak..!ay mahpus kalsın gözlerinde,
Yıldızlar millensin yüreğimize..
Gelsen her zamanki gibi,
Gülerek ve koşarak..
İki kolun yanlarda
Dünyayı sararcasına,
Dertleri kovarcasına
Yüreğine sokarcasına...
Bir tufan gibiydi,
Geldi, yıktı, geçti.
Oysa ne ben nuhtum
Ne o havari.
Çok şey istemedim bu hayatta,
Tek odalı bir çatı belki,
İçinde küçük bir kilim,
Tek kişilik bir pencere...
En çok kitap olsun yanımda,
Bir de kalem ve kağıtlar...
Yaz sevgili,
Her aşkın bir destan olmadığını,
Her tahtın divân olmadığını,
Her aklın bir kelam olmadığını yaz..
Hiroşima gibiyim,
Herşey ölüyor içimde.
Ve ben yanmış bir ceset gibi
Dolanıyorum yer yüzünde...
İçimdeki kuyuya düştüm
sessizlik vardi dibinde en koyusundan.
Sarıldık birbirimize
Laf bile sızmadı aramıza
Karanlık ve islak
Acı ve soğuk karıştı aramıza.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!