Gereksiz bin bir hırsla harcadın şu ömürü
Şimdi sona yaklaştın maziyi özledin mi
Elmas oluyor diye kıskandığın kömürü
Bir sobanın içinde yanarken gözledin mi…
Güven bir anda olmaz satılmaz para ile
Yüreğimi nefesinle, kavurup yaka yaka
Şu koskoca kâinatı, yakacaksın korkarım
Gözlerini gözlerime, çevirip baka baka
Sen başımı bin belaya, sokacaksın korkarım
Kalemim adını yazmıyor sanma
Mürekkep isminle akıyor baba
Çektiğim dertleri anlayıp yanma
Zaten beni her an yakıyor baba
Geldim kabristana durdum başına
Senden bir haber geldi sormadım neden niçin
Bir kez daha şeytana kanışın kutlu olsun
Cehennemin dibinde umarım için için
Haram olan hakkımla yanışın kutlu olsun
Unutma dünya fani zaman hızla akışta
Aşk denen bu ateşin durmadan yakacağı
Geldiği gün kapıyı çalışından belliydi
Şu başımı bin türlü belaya sokacağı
Her türlü maceraya dalışından belliydi
Ben gözyaşı döktükçe kendinin güleceği
Bıraktığın o zarfı otuz yıl sonra açtım
İlkbaharım kış oldu mektubunu okurken
Her satırda yıkıldım inan kendimden geçtim
Saat sabah beş oldu mektubunu okurken
Annen girmiş içeri kağıdı saklamışsın
Ben müdür diyeyim sen dostum anla
Hele gel bir masa kuralım müdür
Ben hep anlatayım sen beni dinle
Sohbetin belini kıralım müdür
Acıdan bahsedip sıkma canımı
Mecliste bir sandalyem yok
Muhalefet partisiyim
Parti binam ve üyem yok
Muhalefet partisiyim
Ze Ka Pe partimin adı
Aşk isimli can düşmanım biliyorum ki çok rahat
Yaksa; yıksa, kül eylese, caymıyorum nasıl olsa
Hiç çekinmez işliyorken bu aşkta bin bir kabahat
Anlatarak sağa sola yaymıyorum nasıl olsa
Gençliğimi tüketmişim boş yere hayaller kurup
Bir kaç şiir yazıp şair olunmaz
Yazdığın o dili bilmek de gerek
Zirveye çıkınca kolay kalınmaz
Yürekten kibiri silmek de gerek
Bir sevda olmalı çağlamak için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!