Ben ayrılıklara alışkınım.
Her yeni gün,
eski günden ayrılırım.
Aynadaki resmimle vedalaşır,
yeni yüzümle tanışırım
bir kasım sabahındayım;
derin bir sessizlikte,
eşsiz notaların huşusundayım.
gıpta ettim serçe kuşuna;
bir güz ağacının
benim büyüdüğüm yuvada,
çocuklar birbirine bacı gardaştır
karanlık dolaplar kilitli, suçlar ortaktır.
sessizlik çökünce geceye,
neşeli çığlıklar duyarım yatakhanede;
bugün on dört ocak
doğum günün.
okumaya gidişin geldi aklıma:
tatlı didişmelerimizin pişmanlığıyla
ağlayarak baktığım boş yatak.
bugün pencereme
kışlık yaşlar döküldü
her biri büyüyüp
telaşla yere süzüldü
sokakta
Bir eski arkadaş,
Ansızın uzaklardan çıkıp gelince,
Zaman durdu bende;
Otuz yıl önceki mazi
Yeniden hayat buldu gözlerimde.
dün seni gördüm bizim sokakta,
üstünde bir gömlek vardı, sol yanı ince,
sanki eskimiş, tel tel olmuş;
yüzün asıktı, rengin solmuş.
öyle bir yumruk indi ki göğsüme,
yağmurun altındayım
açtım ellerimi
gel hadi gel sarılalım
ıslanmaktan korkmuyorum
en sevdiğimiz şarkıları söylüyorum
ben,
İki evlat anasıyım.
bir ana babanın kıymetli evladıyım.
eşim, gelinim,
kardeşim, arkadaşım,
İş yerinde amirim, çalışanım.
sıcak bir yaz akşamında,
uykudayım bir istihare yatısında.
ansızın karşımda bir genç beliriyor;
parlak saçları dalga dalga,
omuzlarından aşağıya dökülüyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!