Eksik Yerim
Seni aramadım.
Çünkü bulduğum yerde
kendimi kaybetmiştim.
Bir bakışın yetti bana;
uzun bir cümleydi,
ama hiç konuşmadı.
Gittin.
Bir şey olmadı sanıldı.
Oysa içimde
küçük bir yer
hep sana ayrıldı.
Aşk garip bir şey;
birini yanında tutmaz bazen,
içinde taşır.
Ben seni unutmadım.
Sadece
sana benzeyen sessizliklerde
yaşamayı öğrendim.
Aşk
Aşk dediğin kolay değil sevgilim;
bir şehrin ortasında
kendi yalnızlığınla yürümek gibi.
Yine de güzel…
çünkü insan bazen
birini severken hayata inanır.
Aşk
Geceye Bıraktığım İz
Gece ağırlaşıyor yine,
şehir suskun bir eski şarkı gibi.
Sokak lambalarının altında
adını taşıyor gölgelerim.
Sana söylemediğim şeyler var;
bir tren sesi kadar uzak,
bir kalp atışı kadar yakın.
Bazı vedalar vardır,
insan giderken bile kalır.
Bir yağmur başlıyor ansızın,
ıslak kaldırımlar seni hatırlatıyor.
Ben hâlâ aynı yerde değilim belki,
ama içimde bir yer
hep sana dönüyor.
Aşk dediğin kolay değil sevgilim;
bir şehrin ortasında
kendi yalnızlığınla yürümek gibi.
Yine de güzel…
çünkü insan bazen
birini severken hayata inanır.
Aşk
Ordu'nun sessizliğinde düşündüm seni,
yağmur yağarken yavaşlayan sokaklarda.
Şehir susmayı biliyordu,
ben ise adını içimde çoğaltıyordum.
Bir liman gibi bekledim seni,
gelen gemileri değil,
bir ihtimali karşılar gibi.
Gece soğuktu
ama bazı anılar vardı,
seni hatırlatan
insanın içini ısıtan.
Aşk
Ordu’da Kalan Bir Cümle
Kuzeyin sessizliğinde düşündüm seni,
kar yağarken yavaşlayan sokaklarda.
Şehir susmayı biliyordu,
ben ise adını içimde çoğaltıyordum.
Bir liman gibi bekledim seni,
gelen gemileri değil,
bir ihtimali karşılar gibi.
Soğuk bir rüzgâr geçti yüzümden,
ama bazı anılar vardır;
kışın ortasında bile
insanın içini ısıtır.
Belki aşk,
aynı yerde durmak değildir.
Uzak şehirlerde bile
aynı gökyüzüne bakabilmektir.
Ve şimdi Ordu gecelerinde
bir ışık yanıyor uzakta;
bilmiyorum sana mı ait,
yoksa kalbimin hâlâ
seni arayan tarafına mı.
Aşk
Gözlerin bir sonbahar akşamıydı,
hem vedayı hem umudu taşıyan.
Ben seni kaybetmedim sevgilim;
seni bir şarkının içine sakladım.
Aşk
Kemanın Susturduğu Gece
Bir keman sesi geçti geceden,
eski bir hatıranın kapısını açtı.
Adını söylemedi hiçbir nota,
ama kalbim seni hemen tanıdı.
Uzak bir şehirde olsan da
aynı ay bakıyor belki yüzüne.
Çünkü bazı sevgiler
mesafeyle değil,
sessizlikle büyür.
Bir melodi gibi kaldın içimde;
ne tamamen biten,
ne de tekrar başlayan.
Sadece ruhumun derinlerinde
usulca yankılanan.
Gözlerin bir sonbahar akşamıydı,
hem vedayı hem umudu taşıyan.
Ben seni kaybetmedim sevgilim;
seni bir şarkının içine sakladım.
Ve ne zaman dünya yorulsa,
bir keman sesi yükselir içimde…
Bana hatırlatır:
Bazı aşklar konuşmaz,
ama sonsuza kadar çalar.
Aşk
Bilmezsin,
kaç akşam seni düşünerek geçti penceremde.
Kaç yıldız kaydı gözlerimden,
kaç cümle yarım kaldı içimde.
Seni sevmek kolay değildi sevgilim;
bir yangını avuçlarında saklamak gibiydi.
Ama insan bazen yanmayı seçer,
yeter ki karanlıkta bir ışığı olsun.
Şimdi uzaklardasın belki,
başka bir gecenin altında.
Ama bil ki bazı aşklar vardır;
mesafeyi değil, zamanı bekler.
Aşk
Geceye Yazılan Mektup
Gece yine şehrin omuzlarına çöktü,
sokaklar eski bir hikâye gibi suskun.
Bir yerlerde adını taşıyor rüzgâr,
ben hâlâ sana çıkan yolların yorgunuyum.
Bir sigara dumanında değil belki,
bir yağmurun ince sesinde arıyorum seni.
Çünkü bazı insanlar giderken
bir şehri de beraberinde götürür.
Bilmezsin,
kaç akşam seni düşünerek geçti penceremde.
Kaç yıldız kaydı gözlerimden,
kaç cümle yarım kaldı içimde.
Seni sevmek kolay değildi sevgilim;
bir yangını avuçlarında saklamak gibiydi.
Ama insan bazen yanmayı seçer,
yeter ki karanlıkta bir ışığı olsun.
Şimdi uzaklardasın belki,
başka bir gecenin altında.
Ama bil ki bazı aşklar vardır;
mesafeyi değil, zamanı bekler.
Aşk
Gece yine şehrin omuzlarına çöktü,
sokaklar eski bir hikâye gibi suskun.
Bir yerlerde adını taşıyor rüzgâr,
ben hâlâ sana çıkan yolların yorgunuyum.
Bir mum dumanında değil belki,
bir yağmurun ince sesinde arıyorum seni.
Çünkü bazı insanlar giderken
bir şehri de beraberinde götürür.
Aşk
Aşk bir sözden ibaret değil;
özün zamana bıraktığı izdir.
Ve bazı kalpler vardır,
bir kez sevince sonsuzluğu öğrenir.
Aşk
Zamana Karşı Bir Yemin
Eğer zaman yüzüme çizgiler bırakırsa,
ve aynalar eski günleri unutursa,
bil ki kalbimde sakladığım isim
hiçbir mevsimin gücüne boyun eğmez.
Güller açar, sonra sessizce solar,
nehirler başka kıyılara varır.
Ama bir kalpte doğan gerçek sevgi
yolunu karanlıkta bile bulur.
Kader bizi uzak yollara gönderse,
ellerimiz başka sabahlara uzansa da,
bir zamanlar aynı gökyüzüne baktığımız
o an hep bizimle kalır.
Çünkü aşk bir sözden ibaret değil;
özün zamana bıraktığı izdir.
Ve bazı kalpler vardır,
bir kez sevince sonsuzluğu öğrenir.
Aşk
İradenin Sessizliği
Seni sevdim.
Bunu kalbimin zaferi sanmıştım önce.
Sonra anladım; aşk biraz da insanın
kendi yalnızlığıyla yaptığı uzun bir konuşmaymış.
Birbirimize yaklaşırken
aslında ne çok uzaklık taşıyorduk içimizde.
Gözlerin başka bir dünyaya açılan pencere değil,
kendi derinliğime düşen bir aynaydı.
İstedim seni. Sonra düşündüm:
İnsan gerçekten sevdiğine mi ulaşmak ister,
yoksa içinde eksik kalan parçayı mı tamamlamak? Günler geçti.
Zaman, bütün tutkuların üzerinden yürüdü.
Ama bazı duygular vardır;
geçmezler, yalnızca biçim değiştirirler.
Şimdi adını sessizce anıyorum.
Ne bir kavuşma bekleyerek,
ne de bir veda isteyerek.
Çünkü öğrendim: Aşk bazen sahip olmak değil,
bir insanın özünde bıraktığı hisleri anlayabilmektir.
Aşk
Kalbin Kanunları
Dünyanın nice düzeni var sevgilim,
ırmakların denize varan yolu,
yıldızların gecedeki sessiz sırası,
mevsimlerin hiç şaşmayan dönüşü.
Ama hiçbir kanun açıklayamadı
bir kalbin neden başka bir kalbi seçtiğini.
Sana baktığım gün anladım;
insan yalnız aklıyla yaşamıyor.
Bazı gerçekler vardır,
mantığın kapısından değil,
sessizce özün penceresinden girer.
Ne hükmetmek istedim sana,
ne de senden hüküm bekledim.
Sevgi dediğin biraz da
iki özgürlüğün yan yana yürüyebilmesidir.
Bir gün zaman bizi ayırsa bile,
değişmez öğrendiğim şey:
Evrenin en güzel dengesi,
bir kalbin başka bir kalpte
kendine yer bulmasıdır.
Aşk
Sonsuzluğun Kıyısında
Bir akşam gökyüzü ağır ağır karardı,
yıldızlar gecenin alnına sessizce işlendi.
Ben o sonsuz karanlığın içinde
senin adını taşıyan bir ışık gördüm.
Denizler kadar derin değildi belki gözlerin,
ama bütün denizleri unutturacak kadar engindi.
Bir insanın kalbine düşen sevgi,
bazen bir ömrün taşıyamayacağı kadar büyüktür.
Rüzgâr dağları aşar,
ırmaklar uzak denizlere ulaşır.
Zaman her şeyi değiştirir derler;
oysa bazı duygular zamanın bile dokunamadığı yerlerde yaşar.
Seni sevmek,
bir çiçeği değil, baharı sevmek gibiydi.
Bir yıldızı değil,
gecenin bütün sırlarını kucaklamak gibi.
Ve eğer bir gün yollarımız ayrılırsa,
gökyüzüne bak sevgilim.
Çünkü gerçek aşk,
iki insanın yan yana kalması değil;
aynı sonsuzluğa inanmasıdır.
Ben seni bir ömürlük değil,
zamana sığmayacak kadar sevdim.
Bu yüzden adın,
kalbimin değil,
sonsuzluğun içinde yankılanıyor.
Aşk
Bir gün dönüp baktığımızda
geriye şu kalacak:
Birbirimizi değiştirmeden,
birbirimizi anlayabilmiş olmak.
Ve belki de sevginin en güzel hâli budur;
bir kalbin başka bir kalpte
özgürlüğünü kaybetmeden
yuva bulması.
Aşk
Kalbin Ölçüsü
Bir gün sana rastladım,
dünya değişmedi.
Güneş yine doğdu,
rüzgâr yine ağaçları salladı.
Ama içimde bir şey
yerini buldu.
Çünkü aşk, öğrendim ki,
yalnızca bir yangın değildir;
aynı zamanda bir sükûnettir.
İnsanı kendinden uzaklaştıran değil,
kendine yaklaştıran bir yol.
Senin yanında
daha az eksik hissetmedim kendimi.
Aksine, eksiklerimle barıştım.
Birlikte yürümek,
aynı gökyüzüne bakmak değil yalnız;
aynı anlamı farklı gözlerle görebilmektir.
Zaman geçecek elbet,
saçlarımıza aklar düşecek,
şehirler değişecek.
Ama bir gün dönüp baktığımızda
geriye şu kalacak:
Birbirimizi değiştirmeden,
birbirimizi anlayabilmiş olmak.
Ve belki de sevginin en güzel hâli budur;
bir kalbin başka bir kalpte
özgürlüğünü kaybetmeden
yuva bulması.
Aşk
Adının Anlamı
Dünya büyük bir kitap gibi açılıyor her sabah,
sokaklar, yüzler, gökyüzü
sayfalar boyunca çoğalan işaretler.
Ben uzun zaman
anlamın peşinden yürüdüm;
eski kelimelerde, uzak hikâyelerde,
unutulmuş zamanların tozunda.
Sonra sen çıktın karşıma.
Birden bütün sözlükler eksik kaldı.
Çünkü bazı insanlar
açıklanmaz, yaşanır.
Adın bir harf değildi artık,
"Aşkın Şehri Ordu" ve "Aşk" gibiydi;
çınarların gölgesinde denizi, kıyısı bulunan.
Zaman geçtikçe anladım:
Aşk, birbirini çözmek değildir.
Bir insanın içindeki bilinmezliği
sevgiyle okumaya devam etmektir.
Belki bu yüzden
evren hâlâ güzeldir.
Çünkü milyarlarca yıldız arasında
iki insanın birbirini bulması,
anlamın tesadüften daha güçlü olduğuna dair
sessiz bir kanıttır.
Ve ben seni severken
bir kalbi değil yalnız,
insan olmanın o eski ve evrensel sırrını da
yeniden öğreniyorum.
Aşk
Sana her baktığımda
dünya biraz daha sessizleşiyor.
Sanki bütün gürültüler çekilip gidiyor da
yalnız sen kalıyorsun.
Bir gün saçlarımıza ak düşse,
yıllar yüzümüzde izler bırakarak geçse de,
gerçek sevgi değişmez.
Çünkü aşk,
gençliğin ateşi değil yalnız;
iki özün zamana karşı
birlikte verdiği sözdür.
Ve eğer kader
bizi ayrı yollara savuracak olursa,
gökyüzüne bak.
Aynı yıldızların altında
seni seven bir kalbin
hâlâ attığını göreceksin.
Aşk
Bir gün zaman sussa bile,
kalbimde senden kalan o ezgi
çalmaya devam edecek.
Çünkü bazı sevgiler
bir şiir değil,
ömür boyu süren bir senfonidir.
Aşk
Sessizliğin Senfonisi
Bir gece kalbimde bir ezgi uyandı,
ne çello çalıyordu, ne keman,
ne de bir piyano.
Yine de bütün evren
senin adınla titreşiyordu.
Seni sevmek, bilindik bir şarkı değildi.
Kimi zaman fırtınaya dönüşen,
kimi zaman yıldızların altında
sessizce akan bir senfoniydi.
Bir nota gibi düştün ömrüme, ama ardından
binlerce duygu çoğaldı içimde.
Karanlık günler gördüm,
yalnızlığın uzun koridorlarından geçtim.
Fakat her defasında gülüşünün ışığı
bir final bölümü gibi yükseldi.
Şimdi biliyorum; gerçek aşk,
en güzel melodiler gibi sadece kulakta değil,
insanın ruhunda yankılanır.
Ve bir gün zaman susarsa bile,
kalbimde senden kalan o ezgi
çalmaya devam edecek.
Çünkü bazı sevgiler
bir şiir değil,
ömür boyu süren bir senfonidir.
Aşk
Ben seni,
bir şiirin en güzel dizesi gibi değil,
eksik bırakılmış son mısrası gibi seviyorum;
çünkü insanı en çok
tamamlanmayan şeyler yaşatıyor.
Aşk
Sen Kaldın
Herkes gitti.
Günler,
mevsimler,
eski alışkanlıklar...
Herkes gitti.
Bir tek sen kaldın.
Ne yanında,
ne karşımda,
ne de uzağımda.
İçimde.
Garip olan şu:
Seni unutmaya çalıştıkça
daha çok seni,
daha az kendimi hatırladım.
Meğer aşk,
Birini akılda tutmak değilmiş.
Bir insanın,
kalbinde bıraktığı yeri
ömrün boyunca taşıyabilmekmiş.
Aşk
Yer Değiştirdik
Seni severken
Ben sana geldim sanıyordum.
Meğer
Sen bana gelmişsin.
Ben seni kalbime koyduğumu düşünürken,
Sen bütün kalbimin
Yerini değiştirmişsin.
Şimdi nereye baksam
Biraz sen varsın.
Biraz da
Seni arayan ben.
Ve anladım;
Aşk,
Birini bulmak değil,
O geldikten sonra
Eski hâlini
Bir daha bulamamaktır.
Aşk
Bazı sevdalar vardır,
ne kavuşmakla tamamlanır
ne ayrılıkla biter.
Bir ömür geçer,
ama bir kalbin en güzel köşesinde
bir bahar gibi yaşamayı sürdürür.
Aşk
Zamanın İçinde Bir Gülüş
Akşam, eski bir saatin içinden
yavaşça döküldü odaya.
Perdelerde solgun bir ışık,
kalbimde senden kalma bir rüya.
Bir an durdu zaman.
Sanki yıllar, bir çınarın gölgesinde dinleniyordu.
Ve sen, uzak bir mevsim gibi,
hatıralarımın kıyısında yürüyordun.
Ne tam bir özlemdin,
ne de geçmişte kalmış bir hikâye.
Sen, her dönüşünde başka bir anlam kazanan
eski bir şarkı gibiydin.
Gece derinleştikçe şehir sustu.
Yalnız saatlerin ince sesi kaldı.
Ben o sesin arasında adını duyar gibi oldum.
Belki aşk, bir kavuşmanın sevinci değildir yalnız.
Belki de insanın içinde
zamana direnen bir ışığı koruyabilmesidir.
Ve sen, yıllar geçse de eksilmeyen,
hatırlandıkça çoğalan o sessiz ışık olarak kaldın.
Aşk
Eksik Kalanın Güzelliği
Seni sevdim.
Çünkü sende tamamlandığım için değil,
sende eksiklerimi gördüğüm için.
İnsan bazen bir başkasına değil,
kendi bilinmeyen tarafına âşık oluyor.
Sen konuşurken
söylediklerinden çok,
sustukların kalıyordu aklımda.
Belki aşk biraz da budur;
cevaplardan değil,
birlikte taşınan sorulardan oluşur.
Sana bakınca anladım,
yakınlık her şeyi bilmek değilmiş.
Birbirimizin karanlığını
ürkütmeden seyredebilmekmiş.
Zaman geçti.
Ne sen tamamen bana dönüştün,
ne ben sana.
Ama aramızda,
adını koyamadığımız o boşluk
bir köprü gibi kaldı.
Ve ben şimdi biliyorum:
Sevgi, kusursuz bir hikâye yazmak değil,
birbirimizin eksik cümlelerinde
kendimize ait bir anlam bulabilmektir.
Aşk
Aramızda,
adını koyamadığımız o boşluk
bir köprü gibi kaldı.
Ve ben şimdi biliyorum:
Sevgi, kusursuz bir hikâye yazmak değil,
birbirimizin eksik cümlelerinde
kendimize ait bir anlam bulabilmektir.
Aşk
Yıldızların Altında
Ey sevgili,
Gece göğünü yıldızlarla süsleyen el,
senin gözlerine de biraz ışık bırakmış olmalı.
Yoksa nasıl olur da bir bakışın,
karanlığın bütün hükmünü bozar?
Zaman önümden bir nehir gibi akıyor,
günler soluyor güller misali.
Fakat kalbimde taşıdığım sevda,
mevsimlerin unuttuğu bir bahar gibi.
Sana her baktığımda
dünya biraz daha sessizleşiyor.
Sanki bütün gürültüler çekilip gidiyor da
yalnız sen kalıyorsun.
Bir gün saçlarımıza ak düşse,
yıllar yüzümüzde izler bırakarak geçse de,
gerçek sevgi değişmez.
Çünkü aşk,
gençliğin ateşi değil yalnız;
iki özün zamana karşı
birlikte verdiği sözdür.
Ve eğer kader
bizi ayrı yollara savuracak olursa,
gökyüzüne bak.
Aynı yıldızların altında
seni seven bir kalbin
hâlâ attığını göreceksin.
Aşk
Kayıt Tarihi : 25.06.2026 06:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!