Zamanın Aşkı 2 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7458

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Zamanın Aşkı 2

İnsan Kalbinin Hikâyesi
Dünyada her şey değişiyor;
"Aşkın Şehri Ordu" büyüyor, evler eskiyor,
insanlar birbirlerine benzer hayatlar yaşayıp
başka isimlerle ayrılıyorlar.
Ama aşk,
Her çağda aynı soruyu soruyor insana:
“Bir başkasının mutluluğunda
kendine ait bir yer bulabilir misin?”
Seni sevdim.
Bir kahramanı değil, bir insanı sever gibi.
Kusurlarıyla, suskunluklarıyla,
bazen anlaşılmaz kalan yanlarıyla.
Çünkü gerçek sevgi, hayranlıkla değil, anlayışla büyür.
Birlikte geçen zamanın değeri yıllarla ölçülmez.
Bazen bir bakış, uzun bir ömürden daha çok iz bırakır.
Ve anladım ki;
İnsan servetini, ününü, gençliğini kaybedebilir.
Fakat bir kalpte bıraktığı iyilik, zamana yenilmez.
Bu yüzden seni değil yalnız,
sende gördüğüm insanlığı da sevdim.
Çünkü aşk, iki kişinin hikâyesinden öte,
insanın insana duyduğu en eski güvendir.
Aşk

Gül ve Gölge
Seni ilk gördüğümde dünya daha güzel olmadı.
Hayır.
Dünya zaten güzeldi; ben onu ilk kez fark ettim.
Bir gül açtı bahçede, herkes güle baktı.
Ben ise ışığın, gülün üzerine düşüşünü seyrettim.
Çünkü aşk, sevgilim,
görüneni sevmek değil yalnız;
güzelliğin ardındaki sırra hayran kalabilmektir.
Senin gözlerinde cevaplar bulmadım.
Ama ne tuhaf,
en güzel sorularımı orada bıraktım.
Yıllar geçecek belki,
aynalar gençliğimizi saklamayacak.
Fakat özümde uyandırdığın hayret,
zamana boyun eğmeyecek.
Bu yüzden seni,
bir çiçeğin rengini sever gibi değil;
o rengin neden içimi titrettiğini
merak eder gibi sevdim.
Ve belki aşk, iki kalbin birbirine ait olması değil,
birbirinin güzelliğine uzun uzun şaşırabilmesidir.
Aşk

Öze Yakın
Seni sevdim;
Bir fırtınanın coşkusuyla değil yalnız,
uzun bir kış gecesinde
pencerede yanan bir ışık gibi.
Çünkü insanın kalbi yalnız tutkuyla değil,
güvenle de ısınır.
Dünya bazen serttir; rüzgârlar yolları değiştirir, umutlar yorulur, hayaller sessizleşir.
Ama senin varlığın,
karanlık bir odada açılan perde gibi
gün ışığını içeri alıyordu.
Sana bağlanırken kendimi kaybetmedim.
Aksine, kendimi daha açık gördüm.
Gerçek sevgi belki de budur:
Bir özün diğerine yaslanması değil,
iki özün yan yana durarak aynı ufka bakabilmesi.
Ve eğer gün gelir aramıza uzaklık girerse,
bil ki seni yalnız kalbimde değil,
karakterimin en derin yerinde taşıyacağım.
Çünkü bazı sevgiler bir ömür sürmez sadece;
insanın kim olduğuna dönüşür.
Aşk

Yanımda Otururken
Bir şey söylemedin.
Masanın öbür ucunda oturuyordun.
Pencereden akşam giriyordu içeri.
Çay soğuyordu.
Dünya da kendi işine bakıyordu.
İnsan bazen
en önemli şeyleri konuşmaz.
Sadece bilir.
Sen vardın.
Bu yeterliydi.
Ne büyük sözler istedim senden,
ne sonsuzluk vaatleri.
Birlikte susabilmek,
aynı gökyüzüne bakabilmek,
aynı yağmurun sesini dinleyebilmek...
Bunlar daha gerçekti.
Yıllar geçecek.
Şehirler değişecek,
yollar ayrılacak belki.
Ama insanın içinde bazı anlar kalır.
Bir akşam ışığı,
bir gülümseme,
bir sandalye çekilişi.
Ve bir de şu duygu:
Dünyanın bütün karmaşasına rağmen
bir zamanlar birinin yanında
kendin olabildiğini bilmek.
Belki aşk budur.
Gürültü değil.
Birlikte taşınan sessizliktir.
Aşk

Hakikatin Tarafında
Dünya bana birçok şey söyledi:
Unut dedi, alış dedi, kalabalığa karış dedi.
Ama kalbin bazı gerçekleri vardır,
hiçbir gürültü susturamaz onları.
Seni sevmek,
bir hayalin peşinden gitmek değildi.
Bir gerçeği kabul etmekti.
Gökyüzünün mavi olduğunu bilmek gibi,
rüzgârın estiğini hissetmek gibi.
Çünkü sevgi,
insanın kendine söylediği en dürüst sözdür.
Bir gün bütün saatler başka zamanı gösterse,
bütün sokaklar başka yönlere açılsa bile,
kalbim bildiğini unutmaz.
Seninle ilgili değil yalnız bu.
Bir insanın, başka bir insanın varlığında
daha cesur, daha sahici olabilmesiyle ilgili.
Ve ben öğrendim: Aşk, birine sahip olmak değil;
onun özgürlüğünü severken
kendi hakikatini de koruyabilmektir.
Bu yüzden adını değil,
bende uyandırdığın dürüstlüğü taşıyorum.
Çünkü gerçek sevgi, hakikat gibi;
Sessiz olabilir ama kolay kolay yenilmez.
Aşk

Kaderin Kılıcı
Bir gün çıktım yola,
Ne bir haritam vardı elimde,
ne de varacağım limanı biliyordum.
Rüzgâr değişti, deniz kabardı, yollar uzadı.
Ama her maceranın sonunda aynı isme rastladım: Sana. Seni sevmek,
sessiz bir bahçede gül yetiştirmek değildi yalnız.
Bazen fırtınaya karşı yürümek,
bazen karanlık bir gecede ışığını kaybetmemekti.
Çünkü gerçek aşk,
kolay günlerin misafiri değildir.
O, en zor zamanda bile
kalbin yanında kalan sadakattir.
Bir gün kader bizi ayırsa bile,
uzak şehirler, uzun yıllar girse aramıza,
bil ki bazı bağlar mesafeyle çözülmez.
Ben seni, bir masal kahramanı gibi değil,
hayatın bütün sınavlarından geçmiş
gerçek bir insan gibi sevdim.
Ve öğrendim: En büyük zaferler bazen
savaş meydanlarında değil, bir kalbin,
başka bir kalbe sadık kalabildiği yerde kazanılır.
Aşk

Sessiz Bir Yakınlık
Seni ilk gördüğümde dünya yerinden oynamadı.
Ne gökyüzü değişti, ne de mevsimler.
Fakat bazı şeyler gürültü çıkarmadan değişir.
Bir konuşmanın arasında,
bir bakışın kısa gölgesinde, insan bir başkasına
yavaşça yaklaşır.
Sana duyduğum sevgi de öyleydi.
Birdenbire gelen bir fırtına değil,
usulca büyüyen bir bahçe gibi.
Günler geçtikçe anladım ki gerçek yakınlık
aynı şeyleri düşünmek değil,
farklı düşüncelere rağmen
birbirini anlayabilmektir.
Ne kusursuzdun, ne de ben.
Ama kalplerimiz birbirinin eksik cümlelerini
sabırla dinlemeyi öğrendi.
Ve belki aşkın en güzel yanı budur:
Hayranlıkla başlayan bir duygunun,
zamanla saygıya, dostluğa
ve derin bir huzura dönüşmesi.
Çünkü bazı sevgiler ateş gibi parlamaz;
Bir kandil gibi yanar, ve uzun yıllar boyunca
karanlığı sessizce aydınlatır.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 25.06.2026 08:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!