Geçtiğin yerde
çiçekler açmadı belki,
gökyüzü başka renge bürünmedi.
Ama benim içimde
uzun zamandır suskun duran bir bahar uyandı.
Aşk
Bir Bahar Akşamı Gibi
Seni düşündüm bu akşam,
Gökyüzünde usulca yürüyen bulutlar
uzak bir şarkıyı taşır gibiydi.
Rüzgâr, çınar dallarında
eski bir hatırayı uyandırıyordu.
Ne garip...
Bir insan bazen yıllarca yaşar da
tek bir bakışın anlamını unutamaz.
Sen geçtin ömrümden
bir yıldız kayması gibi değil;
gecenin en sessiz yerinde
uzun süre kalan bir ışık gibi.
Bahar geldi yine.
Çiçekler açtı, kuşlar döndü yuvalarına.
Ama ben en çok
kalbimde yeniden açan
senin hatırana sevindim.
Çünkü aşk,
Yalnız kavuşmak değildir sevgilim.
Bazen bir ismi,
bir sesi,
bir gülüşü,
Zamanın bütün uzaklığına rağmen
güzel hatırlayabilmektir.
Ve ben seni,
Bir günün heyecanıyla değil,
her mevsimde yeniden çiçek açan
bir bahçe gibi seviyorum.
Aşk
Sana Doğru Akan Nehir
Bir gece gökyüzüne baktım,
yıldızlar sessiz bir dua gibi parlıyordu.
O sonsuz karanlığın içinde
adın bir ışık olup düştü kalbime.
Dağlar gördüm,
denizler gördüm,
rüzgârın yıllarca aşındırdığı kayalar gördüm.
Ama hiçbirinde
sana duyduğum sevdanın sabrını bulamadım.
Çünkü aşk,
yalnız bir kalbin çarpıntısı değildir;
bir ruhun başka bir ruhta
kendi sonsuzluğunu aramasıdır.
Sen geçtiğin yerde
çiçekler açmadı belki,
gökyüzü başka renge bürünmedi.
Ama benim içimde
uzun zamandır suskun duran bir bahar uyandı.
Ve şimdi zaman geçiyor,
nehirler denizlere kavuşuyor,
mevsimler birbirini kovalıyor.
Ben ise seni,
bir günün değil,
bir ömrün değil,
sonsuzluğa bırakılmış bir şarkı gibi seviyorum.
Eğer bir gün bütün yollar kaybolursa,
bütün ışıklar sönerse,
bil ki kalbimde kalan son aydınlık
senin hatıran olacaktır.
Çünkü bazı aşklar
iki insan arasında başlamaz yalnız;
evrenin sessizliğinde yankılanır
ve zamandan daha uzun yaşar.
Aşk
Sessiz Bir Yakınlık
Seni ilk gördüğümde
dünya yerinden oynamadı.
Ne gökyüzü değişti,
ne de mevsimler.
Fakat bazı şeyler
gürültü çıkarmadan değişir.
Bir konuşmanın arasında,
bir bakışın kısa gölgesinde,
insan bir başkasına
yavaşça yaklaşır.
Sana duyduğum sevgi de öyleydi.
Birdenbire gelen bir fırtına değil,
usulca büyüyen bir bahçe gibi.
Günler geçtikçe anladım ki,
gerçek yakınlık
aynı şeyleri düşünmek değil,
farklı düşüncelere rağmen
birbirini anlayabilmektir.
Ne kusursuzdun,
ne de ben.
Ama kalplerimiz
birbirinin eksik cümlelerini
sabırla dinlemeyi öğrendi.
Ve belki aşkın en güzel yanı budur:
Hayranlıkla başlayan bir duygunun,
zamanla saygıya, dostluğa
ve derin bir huzura dönüşmesi.
Çünkü bazı sevgiler
ateş gibi parlamaz;
Bir kandil gibi yanar,
ve uzun yıllar boyunca
karanlığı sessizce aydınlatır.
Aşk
Kaderin Kılıcı
Bir gün çıktım yola,
Ne bir haritam vardı elimde,
ne de varacağım limanı biliyordum.
Rüzgâr değişti,
deniz kabardı,
yollar uzadı.
Ama her maceranın sonunda
aynı isme rastladım:
Sana.
Seni sevmek,
sessiz bir bahçede gül yetiştirmek değildi yalnız.
Bazen fırtınaya karşı yürümek,
bazen karanlık bir gecede
ışığını kaybetmemekti.
Çünkü gerçek aşk,
kolay günlerin misafiri değildir.
O, en zor zamanda bile
kalbin yanında kalan sadakattir.
Bir gün kader bizi ayırsa bile,
uzak şehirler, uzun yıllar girse aramıza,
bil ki bazı bağlar
mesafeyle çözülmez.
Ben seni,
Bir masal kahramanı gibi değil,
hayatın bütün sınavlarından geçmiş
gerçek bir insan gibi sevdim.
Ve öğrendim:
En büyük zaferler bazen
savaş meydanlarında değil,
Bir kalbin,
Başka bir kalbe sadık kalabildiği yerde kazanılır.
Aşk
Sende Kaldım
Sana geldim.
Dönmek için değil.
İnsan bazen
birine gitmez;
Kendinden çıkar.
Senin yanında
sustum.
Çünkü bazı duyguların
kelimesi yoktur.
Gittin.
Herkes,
"alışırsın" dedi.
Alıştım.
Ama yokluğuna değil,
İçimdeki varlığına.
Şimdi ne zaman
kendimi arasam,
Biraz sen çıkıyorsun karşıma.
Aşk
Ne kadar uzak olursan ol,
kalbimdeki yerin değişmiyor.
Bazı insanlar gider,
ama gidişleri kalır.
Bir zamanlar birlikte güldüğümüz
o küçük anlar var ya,
işte onlar şimdi
ömrümün en uzun hatıraları.
Aşk
Senden Sonra
Senden sonra
akşamlar daha erken inmeye başladı içime.
Bir pencerenin önünde durup
uzun uzun yağmuru dinliyorum.
Sanki her damla
adını söylemeden seni anlatıyor.
Ne kadar uzak olursan ol,
kalbimdeki yerin değişmiyor.
Bazı insanlar gider,
ama gidişleri kalır.
Bir zamanlar birlikte güldüğümüz
o küçük anlar var ya,
işte onlar şimdi
ömrümün en uzun hatıraları.
Seni unutmak istemedim.
Çünkü insan,
en güzel yarasını neden iyileştirsin?
Şimdi geceler boyunca
sessizce seni düşünüyorum.
Ve biliyorum;
Bir gün bütün yollar kaybolsa bile,
kalbimin sana çıkan yolu
hep açık kalacak.
Aşk
Seni unutmak istemedim.
Çünkü insan,
en güzel yarasını neden iyileştirsin?
Şimdi geceler boyunca
sessizce seni düşünüyorum.
Aşk
Sen gittin.
Tamam.
Ama içimde senin oturduğun yere
kimse oturmadı.
Belki de aşk dediğimiz şey,
bir kalbin işgal edilmesi değil;
bir yokluğun, yıllarca ev sahibi olmasıdır.
Aşk
Yanlış Yere Bırakılmış Kalp
Sevgilim,
Sana böyle hitap etmem tuhaf belki.
Çünkü sen artık burada değilsin.
Belki hiç burada olmadın.
İnsan bazen bir kişiyi değil,
o kişinin mümkün kıldığı dünyayı özlüyor.
Ben galiba biraz onu özledim.
Masanın üzerinde yarım kalmış bir çay,
kitabın arasında unutulmuş bir yaprak,
pencerede bekleyen akşam...
Hepsi benden daha çok biliyor seni.
Ben ise her şeyi karıştırıyorum.
Kendimi, seni, zamanı...
Özellikle zamanı.
Çünkü sen varken saatler geçiyordu,
şimdi bir türlü bitmiyorlar.
Bana "unut" deseler unuturum belki.
Ama insan,
bir başkasının yanında bulduğu kendini
nasıl unutur?
İşte bütün mesele bu.
Sen gittin.
Tamam.
Ama içimde senin oturduğun yere
kimse oturmadı.
Belki de aşk dediğimiz şey,
bir kalbin işgal edilmesi değil;
bir yokluğun, yıllarca ev sahibi olmasıdır.
Aşk
Bir çınar vardı şehirde,
gölgesine akşamlar otururdu.
Ben her geçişimde
biraz sana benzetirdim dünyayı.
Yağmur ince ince yağardı sonra,
kaldırımlarda senin sesin çoğalırdı.
Bir fincan çayın buğusunda bile
gözlerinin sıcaklığı kalırdı.
Aşk
Çınar Gölgesinde Sen
Bir çınar vardı şehirde,
gölgesine akşamlar otururdu.
Ben her geçişimde
biraz sana benzetirdim dünyayı.
Yağmur ince ince yağardı sonra,
kaldırımlarda senin sesin çoğalırdı.
Bir fincan çayın buğusunda bile
gözlerinin sıcaklığı kalırdı.
Seni sevmek,
büyük cümleler kurmak değildi.
Bir kuşun ansızın konduğu dal gibi,
kalbime gelen sessiz bir bahardı.
Bazen bir sokağın köşesinde,
bazen bir akşamın tenhalığında,
adını söylemeden seni yaşardım.
Çünkü bazı aşklar
harflerle eksilir.
Ben seni,
içimde büyüyen bir yağmur gibi sevdim;
ne dindi,
ne de taşkınlık etti.
Sadece usulca aktı.
Ve şimdi biliyorum;
insan birini en çok,
onu unutamadığı için değil,
onu hatırlarken gülümsediği için sever.
Aşk
İnsan birini en çok,
onu unutamadığı için değil,
onu hatırlarken gülümsediği için sever.
Aşk
Yağmurdan Sonra Sana Dair
Bir yağmur geçti şehirden,
camlarda kalan su izleri gibi
biraz sen kaldın içimde.
Akşamın yorgun saatleriydi.
Çay soğuyordu masada,
sokak lambaları birer birer yanıyordu.
Ben nedense
en çok adını düşünüyordum.
Oysa dünya kendi işindeydi;
otobüsler geçiyor,
insanlar eve dönüyordu.
Kimse bilmiyordu
bir kalbin sessizce seni çağırdığını.
Çınarlar rüzgârla konuşuyordu dışarıda.
Belki de bütün ağaçlar
beklemeyi senden öğrenmiştir.
Seni sevmek,
bir yere ulaşmak değildi benim için.
Daha çok,
uzun bir yolculukta
gökyüzünü kaybetmemek gibiydi.
Şimdi gece oldu.
Şehir uykuya hazırlanıyor.
Ben ise içimdeki o küçük ışığa bakıyorum.
Sen mi?
Belki.
Belki de senden kalan
güzel bir ihtimal.
Aşk
Öyle İşte
Öyle büyük laflar edemem sana.
"Sonsuza kadar" desem,
zaman güler.
"Hiç bitmeyecek" desem,
hayat itiraz eder.
Ben seni,
Sabah uyanınca aklıma gelen ilk şey gibi,
akşam olunca içimi yoklayan bir özlem gibi sevdim.
Öyle gösterişli değil.
Gerçek.
Bir çayın yanında oturmak gibi,
yağmuru birlikte dinlemek gibi,
aynı çınarın gölgesinde susabilmek gibi.
Bazen adını anmıyorum.
Çünkü insan bazı isimleri
söyleyince eksiltiyor.
İçimde kalsın istiyorum.
Ne eksik, ne fazla.
Tam sen kadar.
Ve sorarsan bana aşk nedir diye;
Bir insanın yokluğunda bile
ona yer açabilmektir kalbinde.
Öyle işte.
Biraz hüzün,
biraz gülümseme,
çokça sen.
Aşk
Sana Çıkmayan Yollar
Şimdi sana bir mektup yazıyorum.
Göndermeyeceğim.
Zaten en önemli mektuplar
hiç gönderilmez.
İnsan bazen birine anlatmak için değil,
içinde büyüyen sessizliği susturmak için yazar.
Bugün yine seni düşündüm.
Bunu haber vermek için yazmıyorum.
Çünkü seni düşünmediğim günleri saymak
daha kısa sürerdi.
Bir çınarın altında durdum akşamüstü.
Rüzgâr vardı.
Ağaçlar ne kadar rahat, diye düşündüm.
Sevseler bile köklerini söküp
kimsenin peşinden gitmiyorlar.
Biz insanlar o kadar becerikli değiliz.
Birini sevince
biraz kendimizden çıkıyoruz.
Sonra yıllarca
geri dönmenin yolunu arıyoruz.
Belki sen şimdi başka bir pencereden
başka bir yağmuru seyrediyorsundur.
Ben hâlâ aynı sorunun içindeyim:
Bir insanı mı özler insan,
yoksa onun yanında kaybettiği kendini mi?
Bu sorunun cevabını bulamadım.
Ama şunu öğrendim:
Bazı aşklar bitmiyor.
Sadece kalbin içinde
eski bir oda gibi kapanıyor.
Ve insan,
arada bir o kapıyı açıp
tozlanmış hatıraların arasında
kendini arıyor.
Aşk
Bir Sen Kadar
Sana ulaşmadım.
Ama senden
Uzak da kalamadım.
Aramızda
Yollar yoktu.
Sadece
Söylenmeyen cümleler.
İnsan,
En çok kimi sever bilir misin?
Giderken bile
İçinde kalanı.
Ben seni
Özlediğim için değil,
Sana rastladığımdan beri
Hiç kimseye
Sen kadar rastlayamadığım için
Sevdim.
Ve anladım;
Aşk,
İki kişinin
Birbirine yaklaşması değil,
Bir kalbin
Tek bir isimde
Kendini bulmasıdır.
Aşk
İnsan,
en çok kimi sever bilir misin?
Giderken bile
içinde kalanı.
Aşk
Ben seni
özlediğim için değil,
Sana rastladığımdan beri
hiç kimseye
sen kadar rastlayamadığım için
sevdim.
Aşk
Dolabımda yıllardır giymediğim
eski bir ceket var.
Bir cebinde
bozuk bir düğme,
öbür cebinde ise
adını söylemeyen bir hatıra.
İnsan,
eşyaları atabiliyor da
onların sakladığı zamanı atamıyor.
Aşk
Eski Ceketin Cebinde
Dolabımda yıllardır giymediğim
eski bir ceket var.
Bir cebinde
bozuk bir düğme,
öbür cebinde ise
adını söylemeyen bir hatıra.
İnsan,
eşyaları atabiliyor da
onların sakladığı zamanı atamıyor.
Dışarıda şehir
her zamanki telaşıyla akıyor.
Otobüsler doluyor,
vitrinler değişiyor.
Yalnız benim içimde
aynı mevsim bekliyor.
Bazen düşünüyorum;
belki seni değil,
seninle birlikte daha az yalnız olan
o eski hâlimi özlüyorum.
Sonra aynaya bakıyorum.
Yüzüm değişmiş.
Ama gözlerimin bir köşesinde
hâlâ sana ayrılmış
küçük bir pencere duruyor.
Ne zaman rüzgâr esse,
o pencere usulca açılıyor.
Ve anlıyorum:
Bazı aşklar unutulmaz çünkü
yüksek sesle yaşanmadılar.
Sessizce gelip,
insanın ömründe
en uzun kalan misafir oldular.
Aşk
Bana dediler ki,
unut.
İnsan, unutmayı öğrenirse
daha kolay yaşarmış.
Oysa kalbin
kendi alfabesi var;
orada bazı isimler
hiç silinmiyor.
Aşk
Adını Kimse Silemez
Bana dediler ki,
unut.
İnsan, unutmayı öğrenirse
daha kolay yaşarmış.
Oysa kalbin
kendi alfabesi var;
orada bazı isimler
hiç silinmiyor.
Seni sevmek,
dünyaya karşı çıkmak değildi.
Yalnızca
içimdeki gerçeğe
yalan söylememekti.
Kalabalıklar başka yöne yürüdü,
saatler başka zamanları gösterdi.
Ben yine de
gözlerinde gördüğüm dürüstlüğe inandım.
Çünkü sevgi,
birini değiştirmek değildir.
Onun özgürce gülüşünü koruyabilmektir.
Ve gün gelir
bütün sesler susarsa,
geriye yalnız vicdan kalır.
İşte o sessizlikte
adını fısıldayan kalbim,
bana bir şeyi yeniden öğretir:
Gerçek aşk,
kimsenin zorlayamayacağı
en özgür cümledir.
Aşk
Seni düşündüm.
Hem bir gül kadar narin olduğun,
hem de fırtınaya rağmen eğilmeyen
bir ağaç gibi durduğun için.
Aşk
Ekmek Kokan Eller
Sabah erkendi.
Güneş, yorgun çatılara
usulca dokunuyordu.
Sokaklar, bir gün daha yaşamak için
ayak sesleriyle doluydu.
Ben seni düşündüm.
Bir gül kadar narin olduğun için değil,
fırtınaya rağmen eğilmeyen
bir ağaç gibi durduğun için.
Ellerinde hayatın izi vardı;
biraz toprak,
biraz alın teri,
biraz da kimseye anlatmadığın yorgunluk.
İşte ben,
en çok o elleri sevdim.
Çünkü sevgi,
yalnız güzel günlerin misafiri değildir.
Aynı yükü omuzlamak,
aynı ekmeği bölüşmek,
aynı umuda inanabilmektir.
Bir gün dünya değişirse,
bunu büyük sözler değil,
birbirini bırakmayan insanlar değiştirecek.
Ve ben biliyorum:
Aşk,
yalnız kalbin değil,
emeğin de en güzel türküsüdür.
Aşk
Konuşmak kolaydı;
aynı sessizliği paylaşmak zordu.
Şimdi şehir yine kalabalık.
Herkes bir yerlere yetişiyor.
Ben ise yalnız şunu biliyorum:
Bir insanın kalbinde gerçekten yer edinmişsen,
gitmek sadece ayakların işidir.
Aşk
Yine seni düşündüm.
Bir çiçeğin güzelliği için değil,
kırılan dallarına rağmen
yeniden yeşerebildiğin için.
Hayat avuçlarımızda,
yağmur toprakta değerleniyor.
Ve kalbimizde
küçücük bir umut kaldı.
Adın o umudun sesi oldu.
Aşk
Yarın İçin
Sabah, işçi elleri gibi erkenden uyandı.
Toprak, geceyi üzerinden silkeleyip
güneşe döndü.
Ben de seni düşündüm.
Bir çiçeğin güzelliği için değil,
kırılan dallarına rağmen
yeniden yeşerebildiğin için.
Hayat, avuçlarımızı nasırlaştırdı,
rüzgâr yüzümüzü eskitti.
Ama kalbimizde
küçücük bir umut kaldı.
Adın o umudun sesiydi.
Seninle öğrendim;
aşk yalnız bakışmak değildir.
Aynı yorgunluğu paylaşmak,
aynı ekmeği bölmek,
aynı sabaha inanabilmektir.
Bir gün yollar yine çamur olacak,
gökyüzü yine ağır bulutlar taşıyacak.
Yine de yürünecek.
Çünkü insanı ayakta tutan
yalnız ekmek değildir;
Bir başkasının
"Ben de seninleyim." diyebilmesidir.
İşte bu yüzden seni sevdim.
Çünkü sen,
yalnız kalbime değil,
yarınlara da umut veren
bir insandın.
Aşk
Kalbin Bildiği
Bir gün kendime sordum:
Neden seni seviyorum?
Gözlerin için desem,
zaman onları da değiştirecek.
Sesin için desem,
rüzgâr onu da uzaklara taşıyacak.
Sonra anladım.
İnsan, birini sebeplerle sevmez.
Sebepler aklın işidir;
aşk ise çoğu zaman
kalbin sessiz bilgeliği.
Senin yanında
daha doğru biri olmadım.
Ama daha gerçek biri oldum.
Kusurlarımı saklamadım,
çünkü sevgi,
insanı kusursuz göstermez;
kusurlarıyla kabul eder.
Belki de hayatın en büyük zenginliği,
aynı gökyüzüne bakarken
iki insanın birbirini değiştirmeye çalışmadan
birbirini anlayabilmesidir.
Ve ben bugün biliyorum:
Aşk, sahip olmak değil;
bir özün, başka bir özün varlığından
şükürle mutlu olmasıdır.
Aşk
İnsan, birini sebeplerle sevmez.
Aşk
Kalp, bazen aklın açıklayamadığını
sessizce bilir.
Belki de aşkın en doğru tanımı
hiç tanımlanamamasıdır.
Aşk
Kendime Dair Bir Not
Seni sevmeye başladığım gün,
dünya değişmedi.
Değişen,
dünyaya bakışım oldu.
İnsan, kendini en çok
bir başkasının aynasında tanıyor.
Ben de sende
övünecek yanlarımı değil,
eksiklerimi gördüm.
Bu garip bir yenilgi değildi.
Belki de olgunlaşmanın
en sessiz biçimiydi.
Sen bana hiçbir ders vermedin.
Yalnızca yanında,
kendime karşı daha az yabancı oldum.
Anladım ki sevgi,
birini kusursuz sanmak değil;
onun kusurlarını da
hayatın doğal dili gibi okuyabilmektir.
Bir gün yollar ayrılırsa,
üzülürüm elbet.
Ama sevgiyi kaybettiğim için değil;
birlikte daha iyi bir insan olabildiğimiz
o günleri özleyeceğim için.
Ve şimdi kendime yazdığım bu notun
en altına yalnız şunu ekliyorum:
Kalp, bazen aklın açıklayamadığını
sessizce bilir.
Belki de aşkın en doğru tanımı
hiç tanımlanamamasıdır.
Aşk
Bir İhtimal
Sana rastladım.
Dünya durmadı.
Ama ben, eski hızımla
Devam edemedim.
Meğer insan bazen
Bir bakışın içinde
Koca bir ömür kaybedermiş.
Şimdi sana gitmiyorum.
Çünkü biliyorum;
Bazı yollar ayaklarla değil,
Kalple yürünür.
Ve aşk,
Birine kavuşmak değil,
Onun var olduğunu bilince
İçinde çoğalan sessiz bir sevinçtir.
Aşk
Akşamın Baharı
Akşam usulca kondu pencereme,
gün, son ışığını topladı dallardan.
Bir kuş geçti sessiz gökyüzünden,
adın kaldı içimde, baharlardan.
Ne çabuk eskitiyor zamanı
takvimlerin yorulan yaprakları.
Oysa bir gülüşün, yıllar geçse de
genç bırakıyor hatıraları.
Çınarlar büyüyor sessizce,
yağmur eski türküler söylüyor.
Ben seni her mevsim yeniden değil,
aynı ilk heyecanla seviyorum.
Bir gün ömür de bitecek elbet,
gece sabahı sessizce bekler gibi.
Ama bir kalpte sevgiyle yaşamak,
zamandan uzun sürer belki.
Ve ardımda bir iz kalacaksa,
ne bir söz olsun, ne de bir isim.
Yalnız seni severken çoğalan
o iyi kalpli hâlim bilinsin.
Aşk
Aşk,
yalnız bugünün değil,
insanın bütün çağlar boyunca
kendine sorduğu en eski sorudur.
Cevabı ise
ne kitaplarda,
ne taşlarda saklıdır.
Bir kalbin,
başka bir kalbi tanıdığı
o sessiz anda gizlidir.
Aşk
Eski Taşlarda Yazılı
Bir gün adını
eski bir taşın gölgesinde düşündüm.
Anladım ki
bazı duyguların yaşı yoktur.
Yüzyıllar geçer,
şehirler yıkılır,
diller değişir.
Ama bir kalbin
başka bir kalbi bekleyişi
aynı kalır.
Belki bir zamanlar
başka gökyüzünün altında
başka insanlar da
aynı özlemi taşıdı.
Bir zeytin ağacı kadar sabırla,
bir deniz kadar sessizce.
Senin gülüşün
eski bir yazıt değildi.
Her baktığımda
yeniden okunan bir anlamdı.
Ve ben öğrendim:
Aşk,
yalnız bugünün değil,
insanın bütün çağlar boyunca
kendine sorduğu en eski sorudur.
Cevabı ise
ne kitaplarda,
ne taşlarda saklıdır.
Bir kalbin,
başka bir kalbi tanıdığı
o sessiz anda gizlidir.
Aşk
Akşamın Baharı
Akşam usulca kondu pencereme,
gün, son ışığını topladı dallardan.
Bir kuş geçti sessiz gökyüzünden,
adın kaldı içimde, baharlardan.
Ne çabuk eskitiyor zamanı
takvimlerin yorulan yaprakları.
Oysa bir gülüşün, yıllar geçse de
genç bırakıyor hatıraları.
Çınarlar büyüyor sessizce,
yağmur eski türküler söylüyor.
Ben seni her mevsim yeniden değil,
aynı ilk heyecanla seviyorum.
Çınarlar büyüyor sessizce,
yağmur eski türküler söylüyor.
Ben seni her mevsim yeniden değil,
aynı ilk heyecanla seviyorum.
Bir gün ömür de bitecek elbet,
gece sabahı sessizce bekler gibi.
Ama bir kalpte sevgiyle yaşamak,
zamandan uzun sürer belki.
Ve ardımda bir iz kalacaksa,
ne bir söz olsun, ne de bir isim.
Yalnız seni severken çoğalan
o iyi kalpli hâlim bilinsin.
Çınarlar büyüyor sessizce,
yağmur eski türküler söylüyor.
Ben seni her mevsim yeniden değil,
aynı ilk heyecanla seviyorum.
Çınarlar büyüyor sessizce,
yağmur eski türküler söylüyor.
Ben seni her mevsim yeniden değil,
aynı ilk heyecanla seviyorum.
Aşk
Aşk, iki kalbin birbirini bulması değil; aynı umuda yürümesidir.
Gerçek aşk, zamanı durdurmaz; zamana anlam katar.
Aşk, sahip olmakla değil, varlığına şükretmekle büyür.
Kalbin en sessiz dili, en derin aşkı anlatır.
Aşk, mesafeleri değil, bahaneleri yener.
Sevgi bir kıvılcımdır; aşk, o kıvılcımı ömür boyu koruyabilmektir.
Aşk, iki insanın birbirinde eksik yanını değil, en güzel yanını çoğaltmasıdır.
Bir kalbi sevmek, ona dünyayı vermek değil; dünyaya karşı yanında durmaktır.
Aşkın en güçlü yanı, hiçbir karşılık beklemeden var olabilmesidir.
Kalpten söylenen tek bir söz, bin sessizlikten daha değerlidir.
Aşk, insanın kendini unuttuğu değil, kendini en çok bulduğu yolculuktur.
Gerçek aşk, kusursuzu aramaz; kusurları birlikte güzelleştirir.
Aşk, yalnız gözlerde değil; sabırda, emekte ve sadakatte görünür.
En uzun yol, sevdiğine giden değil; sevgiyi kalbinde yaşatandır.
Aşk, mevsimlere benzemez; gerçekse her mevsim çiçek açar.
Bir kalbin en güvenli evi, sevildiğini hissettiği yerdir.
Aşk, sessizce büyüyen ama bütün hayatı değiştiren tek mucizedir.
Sevilen insan, hayatın yükünü hafifletir; sevilen anılar ise zamanı güzelleştirir.
Aşk, bir tesadüfle başlayabilir; ama emekle sonsuzlaşır.
Kalp, gerçekten sevdiğinde hiçbir dile ihtiyaç duymaz.
"Aşk, bir kalbe sığacak kadar küçük; bir ömre taşacak kadar sonsuzdur."
Aşk
Aşk, iki kalbin aynı umuda yürümesidir.
Aşk
Ömrüm,
senden önce de akıyordu elbet.
Ama su,
kendi denizini bulmadan
ırmak olduğunu anlayamıyormuş.
Aşk
Sen gelince
çayın demi değişti.
Pencerenin önündeki çınar,
eski bir dost gibi omzuma dokundu.
Rüzgâr bile adını biliyormuş meğer.
İnsan sevince
göğe uzanmıyor.
Yere daha sağlam basıyor.
Çünkü biliyor;
düşerse tutacak bir el var.
Aşk
Sen Gelince
Bak,
kim ne derse desin,
aşk öyle büyük laflarla başlamıyor.
Bir "Nasılsın?" diye giriyor içeri,
sonra bütün evi kendine benzetiyor.
Sen gelince
çayın demi değişti.
Pencerenin önündeki çınar,
eski bir dost gibi omzuma dokundu.
Rüzgâr bile adını biliyormuş meğer.
İnsan sevince
göğe uzanmıyor.
Yere daha sağlam basıyor.
Çünkü biliyor;
düşerse tutacak bir el var.
Ömrüm,
senden önce de akıyordu elbet.
Ama su,
kendi denizini bulmadan
ırmak olduğunu anlayamıyormuş.
Bir gün saçlarımıza kar yağarsa,
oturup saymayacağız beyazları.
"İyi ki birbirimize denk gelmişiz," diyeceğiz.
Hepsi bu.
Aşk dediğin,
her sabah yeniden seçmektir aynı insanı.
Geri kalan her şey,
biraz gürültü,
biraz dünya.
Ve ben,
şairliği bir yana bıraksam bile
şu cümleyi bırakmam:
Seni sevmek, ömrün bana ettiği en güzel iştir.
Aşk
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 08:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!