Zamansız gezgin.. Şiiri - Hasan Belek 2

Hasan Belek 2
663

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Zamansız gezgin..

Zamansız Gezgin

​Hiçbir deftere sığmıyor artık bu çağın rengi,
Kelimeler mülteci, kalpler darmadağın.

​Kalkıp gitmek fiyakalı bir cümle sadece,
Kalabalıklar içinde bir tenhalık mülkü kurmuşuz,
Üç kere git de diyorum gölgeme, üç kere kal.
Kimseler duymuyor içimdeki o derin gürültüyü...

​Sonra bir usta dokunuyor o eski sazın tellerine,
Diyor ki: "Bırakma kelamı, sımsıkı sarıl frekansına!"
Ve düzen hizaya giriyor birden,
Hecenin sarsılmaz mülkü başlıyor o serbest düzlükte:

​Dokuz kere bismillahla başlarım,
Gözümden dökülen nurlu yaşlarım.
İda’nın başında beyaz kartalım,
Kanat açar, bulutları haşlarım,
Dönüp de bu bozulan devri taşlarım.

​Sustukça sıranın geldiği yerde,
Düşmüşüz devasız, görünmez derde.
İblis'in eliyle çekilen perde,
Son bulur elbet o zulüm bağında.
​Lafı dolandırma, özü söyle git,
Riyâkar asırda sözü söyle git.

Akçay'ın bağrından hakikat kokan,
O nurdan doğacak gözü söyle git.
​Şimdi yine dümdüz, yine yalınayak yürüyoruz asfaltta.

Mermer sütunlar varsın dursun yerinde,
Biz o saf beyazın, o bükülmez bileğin izindeyiz.

​Laf aramızda dostum,
Usta der ki: "Yol yürünür, kelam kalır."
Biz de bu yolu böyle yürürüz işte...

​Hasan Belek
Akçay

Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 11:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!