Sis çökmüş dağlara, yollar kapalı,
Sesler kesilmiş, diller yaralı.
Korku bir ağ gibi, sarmış her yanı,
Zaman donmuş sanki, akmıyor artık.
*
Titreyen bir fidan gördüm ayazda,
Betonlar arasında, solgun beyazda.
Hüküm giymiş bahar, kışta niyazda,
Celladın gölgesi düşmüş üstüne.
*
Zalimler taht kurmuş, mazlum ahına,
Doymazlar, dünyanın fani mülküne.
Zehirler katmışlar, halkın yüküne,
Fermanlar yazılır, kanlı kalemle.
*
Harmanı talan var, ambar boşalmış,
Garibin hakkını, zorbalar almış.
Emekler ziyan, umutlar çalınmış,
Lokmalar, sayılır olmuş sofrada.
*
Yalanlar söylenir, meydan yerinde,
Gerçekler gizlenir, yerin dibinde.
Göz bağı kurulmuş, akıl sürgünde,
Eğriyi doğru diye, satar bezirgan.
*
Adalet çürümüş, küflü mahzende,
Kemikler sayılır, kuru bedende.
Derman aranıyor, onulmaz dertte,
Hayatla ölümün, hududu dardır.
*
Ansızın, bir kıvılcım çaktı derinden,
Uyanış başladı, ruhun yerinden.
Bir nida yükseldi, göğün serinden,
Zincirler zorlandı, halka gerildi.
*
Kazıdık tırnakla, sert kayaları,
Dağıttık başlardan, kara dumanı.
Kuşandık öfkeyi, o zor zamanı,
Siper ettik göğsü, hınçla dolarak.
*
Tanyeri ağardı, güneş doğuyor,
Aydınlık, zulmeti nasıl boğuyor.
Yağmurlar, kirleri artık yuğuyor,
Kol kola yürüdük nura, sabaha.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 13:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!