Yine sen kazandın, kaçıncı yenik düşüşüm
Bir gün göğe yükselttin, bir gün yere serdin.
Mecnun ettin, Leylâ’nın ardına düşürdün
Çöllerde sessiz geceyi aşka mekân eyledin
“Ben rehberim!” dedin; yine beni kör ettin
Elimde kendi zincirim, peşinden yürüttün.
Başkasının açtığı yarayı ararken yıllarca,
Sen bana kendi ellerimle kalbimi yaralattın
Şifadır dedin, dudaklarıma zehir koydun;
Gençliğimin oklarını karanlığa savurdun.
Körlerin ülkesinde bana aynalar sattırdın
Kendimi görmekten korktuğumu bilmeden
Ah, ne uzunmuş insanın kendinden kaçışı!
Ne uzakmış hakikat, ne yakınmış uçurum!
Dünyayı değiştirmek istedim önce;
Sonra anladım , değişecek olan benmişim
Ne merde sığındım, ne de zenle barıştım;
Ne kalabalıkta ne de tek huzuru buldum
Hicranın karanlık köşesinden bir ney gibi
Her nefeste başka bir yara çaldı içimden
Şimdi sana kızmıyorum artık, ey felek;
Sen yalnız önüme çıkan bir yoldun.
Düşürdüğün yerde kendimi buldum,
Kaldırdığın yerde kim olduğumu unuttum.
Bırak dönsün dünya, bırak aksın şu zaman;
Bırak gece büyüsün, bırak yıldızlar sönsün.
Şimdi ne sitemim kaldı ne de âh var içimde
Yaram beni bana anlatan derstenmiş meğer
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 17:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20260816




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!