Çocukluğumun
Sisli tepelerinde
Çın çın öten
Kaldırımlarında
Yediğim dayakları anlatan
Şiirlerim olsun istedim
Harlı yanan sobadır
Yakan ellerimi
Ve
Bir tutam özlemdir
Buğusu üstünde
Dem tutan
Zor gelir
Şimdi bana
İskeleyi yalnız dolaşmak
Bir başına
Denize taş atmak
Ve balıklarla
İki gözü kapanan pınara
İki başı tutulu köprüye
Ağıdımı duyan
Dağlar dile gelir:
“Kabına sığmaz
Deli çocuk
Beceriksiz
Ve acemi
Hatta safdilim de
Kelebeğin
Yalnız bir mevsim
Akbabalarınsa
Emek karşılığı
Yaşanmış
Sevdalar işçisiyim ben
Kor güneş
Sağır aşk bedeliyle
Suskunluğunu korur
En derininde yüreğimin
Gün boyu
Pır pır ederek
Şakıyıp duran
Bir kuşumuz vardı
Anımsadın mı bilmem
Mistik bir dinginliğin
Derinliklerinde
Yabanıl seslere
Kurşun atıyorum
Cephanem tükenmekte
Gözlerim
En bencil zamanımdı
Sanırım
Beni yarattım
Belli ki
Kitabına uyduramadım
Kör yanımdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!