Dal boyun büküp
Sararmış yaprağın
Kucağımdayken
Ne bayrağım
Ne tanrım
Ne dostumdun
Şarabı sevmemden değil
Kırmızıya düşkünlüğüm
Kan rengine
Asaletine vurgunluğum
Kimselere demedim
Ki
Fırtınaya tutulmuş
Kum sayardık
Sayı bilmeden
Kovalardık
Beyaza hırsı dinmeden
Yıkılacak
Ben her tipide
Her ayazda
Biraz daha üşürüm
Çıplaklığımdan utanmak
Aklıma gelmez
Ben bir küldüm
Dökülürdüm
Ateşin soğuk teninde
Bir nefeste tükenen sigaranın
Dumanına asılı
Telli turnaya inat
Saatler
Sıradan emirleri dinlemez
Gecenin
Bilinmez sarhoşluğunda
İçindeki isyana
Kafa tutarken
Çiçeklerin cem
Börtü böceğin
Semah durduğu
Rüzgarın
Abdal dedemden
Nefesler getirdiği yerdeyim
Yumak yumak
Tel tel
Çözüldüğüm sırlarım
Korkar mısınız
Işıkla
Güneşle tanışıklıktan
Göç göç olur
Ayrılıklar daha
Güç olur
Yıllara
Dillere sor
Hadi gel
Bu gün ağır
Çok ağır havalar
Yanardağlar
Kussa da lavlarını
Ta derininden
Sallasa da dünyayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!