YÜREĞİNE AKACAK
Ne de çok severdin sen yağmurlu havaları. "Bu toprak kokusuna bayılıyorum" derdin. Gökten süzülürken inceden yağmurlar, sen avuçlarını açardın; avuçların yağmurla dolardı.
Otururdun cam kenarına; bir çay kendine, bir çay bana yapardın. "Gel aşkım, yağmuru seyredelim" derdin. Buharlanmış cama yazardın adını, adımı. Aşkımızı yağmur sonrası güneş açardı. Karıncalar yuvasından çıkardı; belki onlar da bizim gibi birbirlerine sevdalı, bizim gibi hayata tutunmaya çabalıyorlar, belki bu yüzdendir.
Birbirleriyle yarışmaları... Gökkuşağı yedi renge doğardı; sen pembeyi, ben sarıyı seçerdim. Sen "Hayır aşkım, senin rengin mavidir" derdin. Erik ağacının yapraklarına biriken sular damla damla akardı. Altındaki sardunya saksısına, menekşelere yine yağmur yağıyor; çayım yok aşkım. Adımı, aşkımı cama yazan yok artık. Gökkuşağı çıkmıyor; güneş yine de ısıtıyor dünyayı. Bu şehir bugün bana tuzak kurmuş sanki! Kâinat bana darılmış be aşkım!
Seninle yağan yağmurda el ele ıslanmak da güzeldi. Saçlarından yanaklarına akardı. Islak bakışlarını özledim; sen yoksun, yağan yağmurun anlamı yok. Yaşamanın, hayatın tadı yok; bu şehir bana küsmüş be aşkım!
Çetin Tiktaş
Çetin TiktaşKayıt Tarihi : 12.05.2026 17:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!