Bir deniz, iki sahil, iki kıyı
İhanet sayar bırakırsa bakmayı
Ayırmış bir deniz iki aşığı
Ah Dasha, gecenin ay ışığı
Dasha, denizde Eidothea ( Deniz Perisi)
Mahinur gibi soğuk değil
Mihrinur gibi sıcak sevin
Sevdiğinize zaman ayırmayın
Ömrüne, ömrünüzü adayın
Mutluluk diyarı sizin, dertler yurdu benim olsun
Bal şerbet sizin kadehinize,zehir bana dolsun
Açan çiçekler sizin, varsın benimkiler solsun
Sevdamdan dönmem asla, asla değişmem
Devrâna tabasbus nice ey nâ-binâ, değmez.
Bu bezm-i cihânda bana yüz sürmeye değmez.
Gel rind ol, iç âyine-i devrâna nazar kıl.
Her sûreti zâhirle gönül eğlemeye değmez
Saldım aşkın yoluna kendimi frensizim
Sen olmayınca karanlıkta fenersizim
Sağımda, solumda yakılmamış akşamdan
Unutulmuş gümüşten yedi kollu şamdan
Seveceksen eğer, deli gibi sev beni
Delinin sopasına sarıldığı gibi sarıl bana
Gitmek kolay, bir kelime
Sonu belirsiz serüvene
Yürüye yürüye veya
Sürüne sürüne
Bir karınca göğe yükseldiğinde
Bu gece,
Ayışığı gölgesinde
Kömür çubuğu ile
Rakamlarla şiirler yazdım
Harflerle işlemler yaptım
Dert katarı kara dumanını bıraktı gitti
Yaslı çığlığını attı, yürekleri yaktı gitti
Sen böyle mızıkla" dıkça"
Sen böyle ağla" dıkça"
Ben böyle yaraları kaşı"dıkça"
İşte bu " dıkça" eki
Seni de beni de bitirecek demek ki
Tabi bir de ben böyle acıları yaz"dıkça"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!