Şimdi bir de son zamanlarda
köşe başılığım tuttu
her köşe başını ben tutmazsam
sıtma nöbeti gibi titremeler alıyor beni,
yoksa üşüyor muyum
Böyle günlerde sevenlerin duası Kabul olurmuş ya, hadi el açıp dua edelim seninle, ayrılmamak, bir daha ayrılmamak için…Ayrılmamak ve bir daha ayrılmamak adına hadi dua edelim, bildiğimiz bütün duaları okuyalım…
Sultan Ahmet camiine git, secdeye kapan benim yerime de; akşam olduğunda, evinin bütün pencerelerini aç, ezan sesleri dolsun içeriye…
Birazdan top atılacak, orucunu açacaksın zeytin ekmekle; sahurda gez dolaş biraz, tebdili kıyafetle; yoksul mahallelerine de git otur sofralarına…
Gün gelir ki sende beni unutmaya meyyal
Bir ben bulursun
Hak verirsin kendine avuntun olur
Neye el atsan sarılır boğazına bir el
Nereye gitsen benden tanıdık bir nesne
Beş çayı atıştırmalığı
Herkesin saati ayrı zamanı gösterirken
Damıtılmış bir ikindi sonrası
Demli bir çayın şanına- ne derece yakışır ki beş çayı demek
Bir şiirimin hikayesi:Yine adını anmadan geçemeyeceğim, hayatta ise selamet öldüyse rahmet diliyorum... Öykülerime konuk ettiğim adını şükranla andığım Orhan abim, bir sinema gişesinde çalışıyordu... O yıllarda süper güzel filmler geliyordu şehrimize... Hafızamızdan silinmeyen, filmleriyle büyüdüğümüz; aktris ve aktörlerin unutulmaz filmlerini İstanbul’la aynı günlerde izlerdik... Ve Orhan abim bana film afişleri getirirdi kocaman kocaman afişlerdi her biri. Afişleri bana ait gizli bir çekmecede yıllar yılı sakladım onları.
Sanırım sinemaya olan aşkım da o afişlerle o renkli dünyayla başladı... Herkesin bebekleriyle evcilik oynadığı küçük yaşlarında benim bir sinema dünyam vardı...
Bu yüzdendir ki söze her başladığımda sinemaya olan aşkımı söylemeyi unutmam... Sinema çok iyi bir buluştu; sonraları radyo ve sinema eğitimi alan kızımın kitaplarını okumaya başladım... Geç kalmıştım, gazeteci olmayı da çok düşünmüştüm ilk zamanlar, ama belki de sinema eğitimi almak için çaba göstersem diretseydim daha iyi olurdu..
Gazetecilik hevesi de, o yıllarda kızların uzak şehirlerde okuması mahzurlu görüldüğünden kursağımda kaldı...
Tek tek söyle bu sözleri kulağıma fısılda
ya da gözlerimin içine bak
beni sevdiğini söyle
unutmamak için ara sıra geçerken bu şehirden
bana da uğra
Şimdi anılara dalıp gitme zamanı,
Deniz, güneş şahit; bütün gelenler gitti.
Henüz yaz; aylardan Ağustos, tatil bitti...
Renkli fotoğraflar; sıcak kucaklaşmalar...
Ve binbir anı,
Söyle bebeğim bitirdin de mutlu musun
Yüzünde güller açıyor mu coşkulu musun
Özgür bıraktım seni biraz da böyle olsun
Se mutlu ol da üzülen ben olayım
Biraz gez dolaş canım çık seyahate
Ben ölürsem gürültülü ölürüm
öyle sessiz sedasız gitmem
ant olsun ki titretirim arzı
yapışırım yakasına hayatın hesap sorarım
sessiz sedasız gitti dedirtmem
Ben ona yaza yaza
Okur yazar oldum oy gönlüm
Razı olmadı aza
Ben onu mavilere sardım sarmaladım
Yeşillerde uyuttum ninni babından




-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarAğzımızın tadı, huzurumuz, ruh sağlığımız bozulmadan, iyi bir bayram geçirmemiz dileği ile, sevgiler, selamlar...
Sağlık, esenlik ve 2024'ü aratmayan bir yıl dilerim,
Sevgi, saygı, muhabbetle...
Gündemi ve "insanı" meşgul eden tüm kirliliğe, nefret ve ayrıştırma diline rağmen, "ağız tadıyla" iyi bayramlar dilerim...
Saygı, sevgi ve muhabbetle...
Mustafa Bay