Neyine güvenem
Nesine kanam
Bize mezar olan
Yalan dünyanın
Yaşamak hoştur
Gel deyince gelebilen
Dur deyince durabilen
Büyüğe saygı gösteren
Nesil kalmadı kalmadı
Edep haya zora gitti
Eşeğin sırtına vurmayın eyer
O da kendisini at sanar över
Layık olmayana vermeyin deyer
O da kendisini insan zanneder
İnsan bilirsin verirsin deyer
Mevlam verdi başımıza dertleri
Gece gündüz bitmez oldu bu sene
Evlerine mahkum etti fertleri
Gülmeyi de unutmuşuz bu sene
Baharı görmedik kişi görmedik
Benzin mazot yokluğunu
Tüp gaz alma kuyruğunu
Çay şekerin kıtlığını
Biz ne günler gördük oğul
Karneyle çay şeker aldık
Gururlanma be hey cahil,
Gurur Allah a mahsustur.
Bilmiş olma be hayasız,
Bilmek Allah a mahsustur.
Güvenme gençliğe güvenme mala
Mevlam nasip etsin imanlı yola
Beş metre bez yetiyor kula
Malı da mülkü de yer karatoprak
Kalmaz güzelliğin kalmaz endamın
Gitti gidiyor gidenler
Toprak oluyor bedenler
Bu dünyaya hükmedenler
O dünyada neyiniz var
Malıyla ahkâm kesenler
Deli gönül türlü dala konardın
Senin tutulacak dalın mı kaldı
Gitti gençliğin büküldü belim
Senin eylenecek halinmi kaldı
Yediğin ekmekten tad alamazsın
Neyleyim sarayı neyleyim köşkü
Atmışından sonra eylence meşki
Fethat'ın dağları deldiği aşkı
Ezrail kapıyı çaldıktan sonra
Beyhude gençliğim boş geçen günler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!