Dağlar girme aramıza
Ben köyümü özlüyorum
Tuz basmayın yaramıza
Ben köyümü özlüyorum
Dumanın gitmez başımdan
Yüksel iyim yazımız bu
Namemiz bu sözümüz bu
Anadolu çocuğuyuz
Böyle doğduk özümüz bu
Beni tanımayan dostlar
Özür dilemek yetmiyor
Çok yaraladın kalbimi
Hiçe saydın sevgimizi
Özür dilemek yetmiyor
Gençliğimi sana verdim
Özür diliyorum senden
Başta uslanmaz gönlümden
Boş yere üzdüklerimden
Özür diliyorum senden
Tüm kırdığım insanlardan
Üzdüyüm tüm insanlardan
Yaratılan hayvanlardan
Yerde biten canlılardan
Özür diliyorum senden
İşleiğim günahlardan
Bahar kokulum papatya gözlüm
Hayalin gözümde özledim seni
Verdiğin sözler boş muydu nazlım
Yetmedi mi artık özledim seni
Bak ağaçlar türlü gelinlik giymiş
Dağlardaki karlar erir
Göçmen kuşlar geri gelir
Çayır çimen yeşil olur
Beyaz papatya açarken
Tarlaları toprak kokar
Dünyayı parsel ettiler
Bize derdi gamı düştü
Artık insanlık kalmadı
Bahtımıza hamı düştü
YTıktılar koca dünyayı
Kan karıştı akan yaşa
Gözler periişan perişan
Söylenecek söz kalmadı
Diller perişan perişan
İnsan çeker kaderini
Burası İstanbul büyük bir şehir
Bir gelenler pişman,bir de gelmeyenler
Tarihi dokuyu güzellikleri
Gelipte görmeyen onlarda pişman
Asyayı avrupaya bağlıyor köprü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!