Yüce Rabbim muhtaç etme
Beni senden başkasına
İnsan oğlu çiğ süt emmiş
Gün gelir vurur başına
Yeterince rızık olsun
Zaman mı değişti yoksa dünyamı
İnsanı insana muhtaç eyledin
Erken kalkar gider yoluna
Bir kuru sohbete muhtaç eyledin
Dert yanamasın yakın dostuna
Yavru kuş misali muhtacım sana
Sende kollarını açmıştın bana
Hakkın çoktur bende helal et ana
Bu bayramda özlemişim anamı
Mezarında otlar bitti seçen yok
Mazot, benzin zeytinyağı,
Kuyruk dolanıyor dağı,
Çözüldü dizlerimin bağı,
Dura kuyrukta, kuyrukta.
Uzun, uzun uzanıyor,
Allısıyla pullusuyla
Gelin olup gider kızım
Tutuyorum göz yaşımı
Yeter mutlu olsun kuzum
Pişti ayrılık kahvesi
Lahana yaprağından servis tabağı,
Görsen rüyalarda, inanır mısın?
Dereden su alıp, çayı demlemek,
Görsen rüyalarda, inanır mısın?
Doğayı tanıyıp, zevkini alan,
Daldan düşünce kuruyor yaprak
İnsan ölünce oluyor toprak
Gökteki damladan oluyor ırmak
Yüce Rabbimin kudretindendir
Bir parça ceninden törüyör insan
Vatan bizim yurt bizim
Tasa bizim dert bizim
Arkamızdan havlıyor
O kudurmuş it bizim
Isıran it havlamaz
Bizi bizden ayrı koyan
Yollar utansın utansın
Bize sevgiyi çok görev
Kullar utansın utansın
Sevmeyi bir yana attık
Düşman işgalinden kurtuldun amma,
Kötü kaderinden kutulamadın.
İmparatorluğun büyük kentiydin,
Niye bu kaderden kutulamadın?
Gelen gitti, göçen gitti buradan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!