Çocuklar doğuyor, gözleri yaşlı
Kulaklarında silah sesleri
Masum yüzlerinde mermi izleri
Sağ kalanın üzerine yıkılmış evi.
Söz verdim kendime
Bu Pazar kızmayacağım
Bu Pazar üzülmeyeceğim
Ve bu Pazar izin vereceğim
Yüreğimin sesine…
Ne bu savaş, kavga
Değer mi hiç gönül kırmaya
Var mı, gidenlerin elinde
Bir parça dünya?
Şu kısacık ömürde
Yesrib’den Medine’ye yol var
Ensar’dan Muhacir’e kol var
Huzura götüren bir el var
Kardeşlik yurdusun Medine
Gönüller mahzun,
Gözler sisli, perdeli
Deliyor feryatlar gökleri
Duymaz olmuş kulaklar
Bu kurtuluşa daveti
Esti deli bir rüzgâr
Kırıldı yeşil dallar
Yere düştü yapraklar
Gözyaşıyla sulandı
Mis kokan topraklar
Ömrüm su gibi aktı gitti
Nefsim beni yaktı gitti
Bilmem niye bu neşe
Akşamdan hazırlandı elbiseler
Tövbe etti, yıkandı gönüller
Bir bayram sabahında
Hüzünle kalktı göklere eller.
Camiler doldu, taştı
Mermiler çarpışıyor havada
Düşman sarmış denizde karada...
Mehmet'im var tek yürek
Ellerde eski bir tüfek
Savaşıyor son model silahla.
Yüreğinde iman Tek derdi vardı; Vatan.
Onbir ayın sultanısın sen
Nice güzellikler var sende
Nasibi olan aldı bu nimetten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!