Yüksekova’yım Ben Şiiri - Metin Ören

Metin Ören
38

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yüksekova’yım Ben

Doğu’nun gizemli incisiyim;
her sözümle, her ikramımla gönüllerde yer edinirim.
Vadiler gerdanlık olur boynuma, dağlar kuşatır bağrımı;
Cilo ile Sat’ın buzullarında keşif tutkusunu büyütürüm.

Doğa, bütün renklerini serer misafirlerimin önüne.
Kimi zaman tarih olurum, insanın kulağına fısıldarım;
Büyük Çiftlik Havzası’nda eski çağların adaklarını saklar,
Geverok Vadisi’nin kayalarına kazınmış binlerce resimde
çağların sessiz hafızasına dönüşürüm.

Olgunlaşan zamanın eşiğinde,Osmanlı’nın doğu ufkunda kadim Gever’i büyütürüm.
Sarp dağlarım karakterime sertlik katarken,bereketli ovam umudu yeşertir.

Mergezer ve Meydanbelek yaylalarında
yaz, şenliğe dönüşür;
ülkemin en uç noktasında zümrüt bir düş gibi uzanırım.

Karlı zirvelerime dramatik manzaralar işlerim;
her sis, ardından doğacak sıcak güneşin müjdesidir.
İki ülkenin değil, bütün gönüllerin kapısını aralarım.
En yüksek yaylalarımı bile alçakgönüllülükle sunarım.

Esendere’de güler yüzle karşılarım yolcuları;
yenilenen yollarımda güveni sererim adımlarına.
Rengârenk düğünlerimde halaylar coşkun bir nehre dönüşür,
Hakkâri Mirliği’nin haşmeti siner omuzlarıma.
En kederli ezgilerimde bile ihtişam saklıdır.

Analarımın nasır tutmuş ellerinde, tarihin ilmek ilmek işlendiği kilimler olurum.
Peylan ovasında rüzgârla yarışır,
Nehil Sazlığı’nda göçmen kuşların kanadında bin yıllık yolların hafızasını taşırım.

Çayırlarım ve meralarım hayata can verir;
Ters Lale’nin zarafetiyle, sümbül ve nergisin kokusuyla bezenirim.
Karlar çözülürken pancar toplanır bağrımda;
nisan yağmurlarıyla bereket olur,
yayla muzunun tadında tebessüm ederim.

Berivan olurum süt sağan kadınların gözlerinde;
patikalarda kilometrelerce umudu omuzlarım.
Zengin floramın şifalı otlarıyla mutfaklara lezzet, hastalara şifa taşırım.

Göğe yaslanan dağların gölgesinden semaya kanat açarım;
Selahaddin Eyyubi Havalimanı’yla ufuklara uzanırım.

Kışın kapanan yollarıma köprüler, tüneller örerim;
heyelan da, taş düşmesi de artık yolculuğumu yarıda bırakamaz.

Celal Usta’nın kebabında tüter çocukluğum;
keledoş ve dovinle sıcak sofralara konuk olurum.
Tandırın dumanına karışır özlemim, lavaş ekmeğin kokusunda ise memleketimin sesi saklıdır.

Kasaplar Sokağı’nda etten önce dostluk siner çarşımın taşlarına.
Otlu peynirim, Cilo’nun eteklerinden dilden dile dolaşan bir efsaneye dönüşür.

Ovamın derin sessizliğinde bazen ağlarım;
gözyaşlarımla yazılır efsanem.
Kimi zaman ağıt, kimi zaman halay olurum;
çünkü hüzünle sevinç aynı göğün altında omuz omuza yürür bende.

Yüksekova’yım ben;
karın beyazını, ovanın bereketini,
dağın vakarını, insanın yüreğini
aynı göğüste taşıyan kadim bir kent…
Ben, umudun yükseklerde filizlendiği şehir; Yüksekova’yım.

Metin Ören
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 11:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Yüksekova, binlerce yıllık tarihi, görkemli dağları ve bereketli ovalarıyla Doğu’nun kadim şehirlerinden biridir. Cilo ve Sat Dağları’nın eteklerinde şekillenen bu şehir, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış; kültürü, misafirperverliği ve doğal güzellikleriyle öne çıkmıştır. Nehil Sazlığı’ndan Mergezer Yaylası’na, Esendere Sınır Kapısı’ndan Büyük Çiftlik Havzası’na kadar uzanan zengin coğrafyası; emeği, üretimi ve umudu temsil eder. Geleneksel yaşamı, yöresel lezzetleri, halayları ve ağıtlarıyla geçmişini geleceğe taşıyan Yüksekova, bugün de gelişen ulaşım ağı ve modern yüzüyle doğanın, tarihin ve insanın uyum içinde yaşadığı kadim bir kent olarak varlığını sürdürmektedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!