Bizim evin bir yüklüğü var idi,
Renkli yorgan onda sıra sıra idi,
Yastıkların her oyası sır idi,
Bakan sanır bir tabloyu görürdü.
Kimi evde sandık üstü yer olur,
Kimi evde perde perde sır olur,
Kimi evde oda köşe dar olur,
Her ev ona gönlün yerin verirdi.
İçi yünlü yastıklar da yığılır,
Ana eli oyasına vurulur,
Her ilmikte nice düşler derilir,
Sevda, sabır ince ince işlenir.
Yün yorganın yüzü çiçek açardı,
Renkli kumaş gören gönlü seçerdi,
Mahallede yorgancı teyze dikerdi,
Her dikişte emek dile gelirdi.
Ağır ağır yün döşekler serilirdi,
Güçlü erkek onu zorlukla kaldırdı,
Yüklüğün en alt katı ayrılırdı,
Gece gelince döşek yere inerdi.
Akşam olur yatak yorgan açılır,
Her köşeye rahat şefkat saçılır,
Sabah olur yine geri seçilir,
Bir düzenin içinde ömür sürerdi.
Misafir gelse yeri hazır durur,
Yastık, yorgan başucunda hep olur,
Evin bereketi de onunla durur,
Kapı değil gönüller de açılırdı.
Koltuklardan çadır kurduk çok zaman,
Bir minderden saray kurduk o zaman,
Yüklük bize masal oldu her zaman,
Çocuk gönlüm içinde şenlik vardı.
Soba yanar çıtırtıyla geceye,
Alev vurur tavandaki gölgeye,
Dalar gider çocuk aklı döşeğe,
Karanlıkta nice rüya doğardı.
Yarın için içimizde korku yok,
Geçim derdi ufkumuzda kaygı yok,
Babam ekmek getirirdi eksik yok,
Annem çorba kaynatınca şükür vardı.
Soframızda kanaatin tadı var,
Komşularda selam, hatır, adı var,
Her gönülde merhametin yâdı var,
İnsanlığın yüzü henüz solmamıştı.
Sümerbank’tan battaniye gelince,
Kış gecesi başka sıcak olunca,
Yün yorganın altına da girince,
Soğuk değil huzur içe dolardı.
Şimdi baza, şimdi ranza çoğaldı,
Yüklük gitti, eski düzende kaldı,
Yün yorganı küçümseyen dil aldı,
Rahat sandık, nice şeyden olduk biz.
Hazır yatak bedeni örter ama,
Yün yatakta uyku başka bambaşka,
Şimdi sıcak eksilmez hiç odada,
Lakin ruhlar üşür oldu gizlice.
Büyüklerim bir bir göçtü dünyadan,
Sesler kaldı eski evde rüyadan,
Yüklük kaldı içimizde duadan,
Bir özlemin derin kökü gibidir.
Yastıkların oyasında anne var,
Döşeklerin kokusunda hâne var,
Yorganlarda baba gibi gölge var,
Her birinde çocukluğum saklıdır.
Şimdi dönüp o günlere varılmaz,
Dağılanı toplayıp da sarılmaz,
Geçen ömür yüklüklerden ayrılmaz,
Bir ev değil, bir ömrün de özüdür.
Mahrumi der: içim yanar, köz olur,
Yüklük şimdi gönlüm içre iz olur,
Eski evler düşlerimde söz olur,
Yüklük benim çocukluğum, anımdır.
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 15:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



