Sinem sızlar, dertlerim derindir.
Zulmet çökmüş, dört yanım yorulur.
Zihnim yorgun, nefesim serindir.
Ruhsuz rüzgâr, bağrıma vurulur.
*
Kötü sesler, şehri sarıyorken.
Boş hevesler, aklı karıyorken.
Sahte yüzler, sırrı arıyorken.
Umutsuzluk, kök salıp durulur.
*
Maskeliler, geziyor yan yana.
Acımadan, kıyarlar sol cana.
Zehir kattı zalimler, al kana.
Sessiz feryat, göğsüme kurulur.
*
Sokaklardan, pis kokular taşar.
Çürümüşlük, hudutları aşar.
Ahlaksızlık, köylerde mi koşar?
Tüm yalanlar, dillerden savrulur.
*
Doğruluktan, eser görünmüyor.
Kibir bitip, tevazu inmiyor.
Yaram kanar, acısı dinmiyor.
Ateş düştü, bedenim kavrulur.
*
Cüzdan şişmiş, sömürü utanmaz.
Zenginleşen, fakiri tanımaz.
Merhametsiz zalimler, uslanmaz.
Mahsun beden, durmadan yorulur.
*
Adaletin terazisi kırık.
Boğazımda, kilitli hıçkırık.
Dostluk bitmiş, bağlar artık ayrık.
Sahte gülüş, yüzlere tutunur.
*
Utanç kayıp, yüzsüzlük şahlanmış.
Çıkar çarkı, rüşvetle yağlanmış.
Saf muhabbet, zindana bağlanmış.
Günahkarlar korkudan korunur.
*
Zengin oldun, hakkındır saltanat.
Fakirlere vurulur, pis tokat.
Boyun büker mazlumlar, pür dikkat.
Tüm garipler, köşede boğulur.
*
Eşitlikten bahseder mürşitler.
Zulme ortak olmuştur, yiğitler.
Cüzdan dolmuş, tükenmiş ümitler.
Masum canların, hakkı soyulur.
*
Kutsal satar, ahlaksız zorbalar.
Şahsi cebe, doldurur çorbalar.
Zehir kusar, kürsüden torbalar.
Yetim malı, insafsız yutulur.
*
Nasihatler verilir fakire.
Zevk ü sefa, layıktır emire.
Gözyaşları dönerken nehire.
Zalim emir, tahtında kurulur.
*
Şatafatlı saraylar yükseldi.
Mazlumların sırtından, kan geldi.
Kılıç kesti, sineleri deldi.
Merhametsiz zincirler dokunur.
*
Benliğimi kaybettim yollarda.
Acı çektim, kırılmış kollarda.
Vefa bitti, sarılmış dallarda.
Boynum bükük, hüznüme solunur.
*
Kirli düzen, eziyor mazlumu.
Zehirlemiş soluyan yudumu.
Karanlıklar yutuyor masumu.
Masum canlar, azapla yoğrulur.
*
Yalan sözler, dilleri sarmakta.
Hain eller, kanları karmakta.
Sahtekârlar, hedefe varmakta.
Gerçek sözler, derinden duyulur.
*
Karanlıkta kaybolmuş adımlar.
Sessizlikle büyüyor yudumlar.
Nefes almaz, tükenmiş hanımlar.
Gözyaşları, ırmakta durulur.
*
Sömürülen kitleler susmakta.
Hain beyler, zehrini kusmakta.
Karanlıklar üstüme basmakta.
Tüm umutlar, kafeste tutulur.
*
Gurur kibir, kaplamış dört yanı.
Unuttular ezilen sübyanı.
Kan gölüne, çevirdiler hanı.
Kötülükler zirveye koyulur.
*
Kardeşlikten bahseden diller lal.
Menfaatin peşinde koşmak hal.
Haramzade yutuyor, onca mal.
Saf niyetler, ateşte kavrulur.
*
Gönüllerde kalmamış merhamet.
Gökyüzünden yağıyor husumet.
Kara bulut, getirir felaket.
Gariplerin boynu, tez vurulur.
*
Sabır taşı, çatladı nihayet.
Güçlü olan, ediyor cinayet.
Kötülükten doğmakta şikayet.
Suçsuz beyler, iplerden kurtulur.
*
İftiralar atılır masuma.
Hain hançer, saplanır bağrıma.
Kulak asmaz, hainler çağrıma.
Doğru sesler, rüzgarda boğulur.
*
Satılık ruh, geziyor meydanda.
Şeref bitmiş, tükenmiş cüzdanda.
Kötü huylar, toplanmış vicdanda.
Tertemiz kan, toprağa sunulur.
*
Zalimlerin yüzleri asıktır.
Yoksulların kapısı kısıktır.
Karanlığın aynası kırıktır.
Acı sözler, dillere dokunur.
*
Hırsızların sarayı, parlarken.
Namuslular yoksulluk darlarken.
Arsızların kibri, köz harlarken.
Sessiz çığlık, boşluğa savrulur.
*
Şöhret pulu, mahvetmiş yüzleri.
Tutulmuyor dillerin sözleri.
Kapatılmış, aydınlık izleri.
Gerçek sırlar, toprakta korunur.
*
Bencil nefis, doymuyor mallara.
Leke sürer, bembeyaz şallara.
Zehir katar, çiçekli dallara.
İyi niyet, ateşte yoğrulur.
*
Karanlık sır, örtüyor gerçeği.
Eziyorlar, uçuşan böceği.
Soldurdular bahçede çiçeği.
Boynu bükük ağaçlar, yontulur.
*
Kof gururlar, taşıyor göklere.
Değer verme, çürümüş köklere.
Meydan kalmaz, saygısız yüklere.
Aydınlıklar zindana koyulur.
*
Menfaatin rüzgârı esmekte.
Hain kılıç, boyunlar kesmekte.
Masum nida, umuda esmekte.
Yetim hakkı, zalimce soyulur.
*
İkiyüzlü sahteler topluyor.
Zayıfları ezerken katlıyor.
Şişkin cüzdan, masumu haklıyor.
Tüm günahlar, gecede korunur.
*
Zindanlarda çürüyen bedenler.
Sebebini sormadan gidenler.
Yurtlarını virane çizenler.
Hesap günü, divanda sorulur.
*
Sönen ışık, dönmüyor geriye.
Gözyaşları dönüştü dereye.
Bıraktılar mazlumu geriye.
Paramparça umutlar burkulur.
*
Çölleşmiş can, sevgiye yabancı.
Bitmez asla, göğsümdeki sancı.
Gönüldeki, dinmeyen son hancı.
Susuz çölde, kervanlar yorulur.
*
Soğuk rüzgar, dondurur damarı.
Yüzüme sert vuruldu şamarı.
Talihimin, silinmiş kumarı.
Geleceğim, küllerden doğrulur.
*
Gök gürleyip, şimşekler çakarken.
Hain beyler, alevde batarken.
Gözyaşları, sel olup akarken.
İhanetler sineye dokunur.
*
Tarih boyu, akan ulu kanlar.
Merhameti gömdü, tüccar hanlar.
Boşluğa terk edildi, saf canlar.
Zincirlere tutsaklar vurulur.
*
Yaprak düşer, mevsimler değişir.
İyilikler fenayla kesişir.
Sahte yüzler, menfaat bekleşir.
Saf niyetler, toprakta yorulur.
*
Karanlığa mahkumdur caddeler.
Dertle dolup, taşıyor sineler.
Parçalandı koskoca kubbeler.
Eski dostlar, mazide boğulur.
*
Son nefeste, feryadım yükselse.
Kötülükler de, kapıdan dönse.
Yüce divan önünde durulur.
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 17:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!