Güneş kaybolurken, vadi ardında,
Köpük derelerin, suyu çekilmiş,
Karanlık bastırır, dağlar sırtında,
Bölük tarlalara, tohum ekilmiş.
*
Zirveden aşağı inen sürüler,
Uçurum boyunda süzülen kuşlar,
Yarılmış toprağı, sisler çevreler,
Ayrı düşmüş gibi, sarp kara taşlar.
*
Gökyüzünde yıldız, kümeli durur,
Yarım kalmış dallar, titrer ayazda,
Soğuk bir fırtına, ovaya vurur,
İkiye ayrılan, nehirler sazda.
*
Issız vadilerde, yankılar dinmez,
Kırılmış kanatlar, çırpınır gökte,
Zifiri renklere, aydınlık inmez,
Dağılmış tepeler, sızlıyor kökte.
*
Terk edilmiş köyler, sessizce bekler,
Yıkık duvarların, sıvası düşmüş,
Yaralı ceylanlar, adımı tekler,
Kimsesiz obaya, gariplik çökmüş.
*
Çatlamış kayalar, zamana dönük,
Hasadı yapılmaz, çorak bağların,
Sönmüş ocakların, ateşi sönük,
Zirvesi dumanlı, yüce dağların.
Kayıt Tarihi : 21.03.2026 10:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Karanlık çökerken doğadaki yalnızlık ve terk edilmişlik hissinin yüce dağlardaki yoğun hüznü.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!