Masanın üstünde bir kandil, titrerken can çekişir her an,
Zihnimde bir mahşer provası, her kelime kopan bir feryat-ı figan.
Ben ki; Sezai’nin sürgünlüğü, Akif’in o hiç dinmeyen sızısıyım,
Kendi ruhunun karanlığında boğulan, bir demin son yazısıyım.
Yorgunluğum şahsi değil; bir Doğu Türkistan sabahıdır yüzüm,
Filistin’de yıkılmış bir duvarın dibinde, kurumuş bir gözdüm.
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta