YOL BULUNDU
Adım adım geçtim yalan dünyadan,
Menzile varacak yol oldu gayrı.
Gözümü ayırdım boştan rüyadan,
Bağrımda açılan gül oldu gayrı.
Sırtımdan indirdim bunca yükümü,
Hakikat bağına diktim kökümü.
Zamana bıraktım giden günümü,
Akan gözyaşlarım sel oldu gayrı.
Yandıkça kavruldu pişti bu özüm,
Gayrı başkasına bakmıyor gözüm.
Yaradan katında bellidir sözüm,
Bütün şüphelerim kül oldu gayrı.
Dost bilip bağrıma bastığım canlar,
Günü geldiğinde halimden anlar.
Gönül sarayından geçti sultanlar,
Gittiğim kapılar el oldu gayrı.
Bir hırka bir lokma yetti canıma,
Zemheri dokunmaz gayrı kanıma.
Uğramaz haramlar fakir haneme,
Eski hasırlarım çul oldu gayrı.
Bülbülün çilesi bitti bağında,
Arılar çalışır ömür dağında.
Gezindim irfanın yeşil sağında,
Kovansız peteksiz bal oldu gayrı.
Felekle çekişme bitti bu serde,
Dermanı aramam gayrı bir yerde.
Gözümden sıyrıldı o kara perde,
Tuttuğum karanlık tül oldu gayrı.
Akçe de pul da dünyada kaldı,
Nefsimi sorgulamak murada erdi.
Gönlüm her nefeste muradın aldı,
Gördüğüm hazine kul oldu gayrı.
Han yıkıldı, yolcu menzile erdi,
Gönül yükünü tek bir dosta verdi.
Kalmadı kulun ne gamı ne derdi,
Zaman hançerleri kıl oldu gayrı.
Bu hanın kapısı vuslata açılır,
Kervan yürür, nurlar saçılır.
Hasretin şerbeti burda içilir,
Sırrını eyledi kul oldu gayrı.
Gurbet bitti, vuslat yazdı yaradan,
Kalemsiz Şaire kalktı aradan.
Okudum hatmettim akı karadan,
Çizdim heceleri dil oldu gayrı.
Kayıt Tarihi : 17.05.2026 14:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!