Kanlar üzerinde hayaller yürütüyorum acılarıma harabeye dönmüş silik bedenimden.Yine sonsuzluğa ilerliyor yokluk.
Saat soluk soluğa ölüme koşarken cesetlerden bina edilmiş mabedlerde yalnızlığım zikrediyor Allahı. Münafıkça ağlıyor varlık yokluğun varoluşunda.
Engellenmiş mutluluk hürriyetinde, aydınlığa giden yollara pusu kurmuş zulmet.
Ruhumun içinde acı hatıralarla dans ediyor çarsesizlik sonsuz gibi görünen o yollarda.
Göğe yükselen dualarla çalan yalnızlığa beste yaptığım ızdırap, artık tüm nağmelerin ahengide. Ve şefidir yokluk.
Kentler hep puslu...Umutlar yıkılmış ürkek poyrazlarda.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta