Sahne dediğin; yer ile göğün buluştuğu yer.
Bütün renklerin Newton çarkına dönüştüğü yer.
Kimilerinin ağlaştığı, kimilierinin gülüştüğü yer.
Sahne; her ülkeden insanın evrensel bir dille konuştuğu yer.
Sahne; zalimlerin zalimlerle,
Garibanların kaderleriyle kavgaya tutuştuğu yer.
Şaşkınım!
Bir acaip şu gençlik! ! !
Daha merhaba der demez,
Tanışmadan önce sarılıp öpüşmeyi,
Hatta daha da ileri! ?
Sevdalanmadan önce sevişmeyi beceriyorlar...
Aşkı en güzel anlatan acıymış, hüzünmüş meğer!
İçine düştüğüm karşılıksızlığımın içinde bir başınayım.
Boşlukta kendi yansımalarından korkuyor,
Sevinçlerini incitiyor ellerim…
Kendi yaktıklarına duyarsız,
Önce kanımız kaynar!
BEĞENİYLE bakarız karşımızdakine.
Sonra SEMPATİ duyarız,
Fiziği, sesi yada gözlerine...
Gitgide artan SEVGİYLE özlemeye başlar,
Gönlüme girdin gireli,
Gözlerim ebediyen kör!
Senin için ne haldeyim?
Herkes gördü, gel sen de gör!
Gözlerin aklımı aldı,
İzinsiz bakıyorum gözlerine!
Dizlerinde uyandığım oluyor,
Tatlı bir huzurla sana daldığım düşlerimden...
Dokunmuşuz dokunmamışız,
Tanışmışız tanışmamışız,
Dön demeyi çok isterdim,
Acılara gönül verdim.
Gözümde zalim gözlerin,
Hasretin sevgili derdim.
Meydan okumayı bırak,
Canım acıyor biliyor musun?
Ölümler üst üste biniyor.
Evvelki gün; Uğur Mumcu,
Dün; Ali Gaffar Okkan,
Bugün; İsmail Cem.
Anlaşılan; felek aynı desen, aynı renk çalışıyor...
Bir elmanın yarısı sen, yarısı ben,
Ayrılsak ta beraberiz güzel dost!
Kavuşmayı çok isterdim bir bilsen!
Biz her yerde beraberiz güzel dost!
Âşkla yana yana nâr’a dönüştük,
Nasıl olsa bir gün düşeceğim!
En yakınlarım belki umursamayacak! ?
Fırsat düşkünleri saldıracak,
Leş kargaları üzerimde dört dolanacak,
Üstüme üşüşecek börtü böcek,
Uykularımı özleyeceğim yorgan döşek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!