KUŞ GÖLÜ
Hep sen misin,yorgunluğum mu eskidiğim
Büyük Kent sabahları dudaklarımda
Beni unut artık bu yağmurlar dinsin
Çekilmiş bütün kuşlar kendi kuşluğuna
senin için bu yıldızlar gökyüzünde
kuşlar ve kuşların ötüşleri
ilkyaz çiçekleri kırlarda
çocukların yüzlerindeki gülücükler
dağbaşlarında çoban türküleri
yüreğimdeki devinim gündüz gece...
Ben sizi nasıl çıkarırım düşünmeden binlerce
Yoğurmadan aylarca yıllarca
İnce, ince elemeden eleklerde
Özenle dokumadan tezgâhlarda
En güzel sözcükleri bulmadan en uygun taşları
Nasıl kullanırım dizelerde duvarlarınızda
Şiir Olsun Yurdum
Şiir olsun Yurdum çocukların gülüp oynadığı
Yeşilin üstünde,duru gökyüzünün altında
Şiir olsun Yurdum
SEN
Saçlarımın aklarında sen
Yollarda yorgunluğumda
Sıcakta,soğukta,gölde denizde
Gözlerimdeki görüntülerde
sen misin ne iyi işte
yani ne iyi gelişin ve yürüyüşün
bu birbaşınalığın, bu sessizliğin, bu eskimiş
bir sonyaz gibi usumda
bırakılmış bir evin odaları gibi
ne iyi sen misin binlerce çok güzel
Ses
‘Sevgili Kızım Özgü’ ye’
Az sonra kapımızı çalarlarsa şaşırma yavrum
Sorarlarsa beni direnme hiç olduğum yeri söyle
Üzülme götürürlerse beni uzaklara
Elleriyle açılan o ak sevgilere
Gözleriyle durmadan ilkyazlara bakan
Bir büyük denizdir yüreği bilinmez
Ölünce küçük saraylarda bir han...
Bilinmez o kaçıncı güversin suları
haydi gidelim sevgilim
olanaksızı deneyelim bir daha
önce bir sebile uğrayalım
yağmur da yağsın aldırma
günlerden perşembe olsun örneğin
çığlık çığlığa martılar
Uzak-1
Birden sen geldin usuma uzandım
Olanaksızı yakalamak ister gibi sanki
Oysa aşılmaz dağlar vardı aramızda
Kaç ilkyaz ve kış vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!