22.04.2001 - Ankara, Altındağ
Uçsuz bucaksız bir çöl gibiydi sana olan hasretim,
Buzlara teslim olur, kaçmak bilmezdi gözlerim,
Hayatımın en keskin soğuğuydu, bir tek seninle ısınırdı bedenim,
Çöl sıcağında üşümek miydi, gülerken ağlamak mıydı benim serüvenim ?
Bak, ağaçlar yapraklarını dökmüş, oysaki daha ilkbahardayız,
Yağmurlar tenimi ıslatmaz olmuş, sırılsıklam yapa yalnızız.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta