Hava yavaş yavaş kararıyor;
Yağmur yavaş yavaş yağıyor.
Sokaklarda yalnız bir adam,
Boynu bükük, gözü yaşlı yürüyor.
Yabancı değil bu adam kendime,
Kaybetmiş belli sevdiğini;
Sen;
Yakaladığım kelebek,
Koparamadığım çiçek,
Gönül tahtımdaki melek,
Avuçlarımda duamsın.
Bir ilkbahar kokusu gibiydi;
Teninin kokusu.
En güzel çiçeklerden daha da güzel…
Bir yaz sıcaklığı gibiydi, dostluğun…
Anlatılmaz, yaşanır…
Gülen gözlerine baktım;
Seninle el ele olduğum zaman,
Başın omuzuma düştüğü zaman,
Seninle göz göze geldiğim zaman;
Mutluyum sevgilim, çok mutluyum ben.
Yağmur cisil cisil yağdığı zaman,
Akşam olur güneş batar dünyanda,
Sabah olur güneş doğar ruhunda,
Çaresizlik karlar olsun erisin.
Sen güller gibisin,hep gülmelisin
Dostsun,arkadaşsın,sen bir meleksin;
Bütün gece gökyüzüne baktım yar,
Gökte ay hem parlaktı hem dolunay.
Gülen yüzün gördüm ayın içinde,
Gözlerinin içi güler biçimde.
Dilimden düşmez oldu senin adın,
Bir kış günüydü çok soğuk; dünyaya geldiğinde;
Henüz üç yaşındaydın anneni kaybettiğinde.
Ne bir oyuncağın oldu; ne de yeni elbisen;
Üç beş yılda bir bayramlıktı, seni sevindiren.
Hacca gitmekle hacı olunmaz,
Sakal bırakıp hoca olunmaz.
Adam olmalı içi dışı bir;
Takım giymekle adam olunmaz.
Doğru söyleyip doğru tartmalı,
Hayat tesadüfmüş, gülmek isterim.
Ağzı belinde bir adam, görmek isterim
İnsan bir bilim, çözmek isterim.
Allah’tan ne şan, ne şöhret akıl isterim.
Anlatmayı sever,dinlemeyi seversin;
Bir dost canlısısın, paylaşmayı seversin.
Yıldız kadar uzak,atom kadar yakınsın;
Yalnızlığın olmadığı yerde sen varsın.
Gece soğuk, gece hüzün, gece karanlık;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!