Yaşa, fakat yalnızca nefes alarak değil;
Bir sabahın ilk ışığının
Geceden sabaha ne getirmek istediğini
Eski bir bahçenin
Taş duvarlarında dünün parmak izlerini
Kırık bir kapının
Dünün hangi sırrını arkasına gizlediğini
Yağmurun,
Unutulmuş bir ağacı nasıl yeşerttiğini
Anlayacağın kainatı okuyarak
Dünü ve yarını anda seyreder gibi yaşa
Kalbin,
Kendine ait olmayan acılarla da çarpsın.
Bir çocuğun gözlerindeki sessizlik,
Bir yetimin avuçlarında büyüyen umut,
Uzakta açan bir papatya sana da gülsün
İnsan dediğin sadece kendi için yaşamaz
Bir başkasının tebessümünde uzar,
Bir başkasının yasında eksilir.
Bazen en uzun ömür, bilmediğin birine
Gece vakti yaptığın küçük bir duandır.
Ölümü düşün fakat onu yok oluş sanma
Her sonbahar,
Ağaçlar yapraklarını toprağa bırakırken
Yokluğu değil,
Yeniden başlamanın yolunu öğretir insana
Toprağa bir armut ağacı tohumu da sen at
Meyvesini de kimin yiyeceğini bilmeden
Bir kitabın arasına bir dörtlük bırak
Ya da altı çizili birkaç cümle
Senden yıllar sonra belki bir yabancı
Açınca o sayfayı
Sessizliğin, sana dua olur birilerinin kalbinde
Gün gelecek ay ışığı
Geceleri aydınlatmaktan vazgeçecek
Gökyüzü, bütün yıldızlarını söndürecek.
Sadece geceler değil,
Tüm günler o zifiri karanlığa gömülecek
Deniz, son dalgasını kıyıya bırakacak.
Rüzgâr,
Unuttuğumuz mevsimlerin ardından
Kuruyan yaprakların peşine düşmeyecek
O yüzden tüm bunlar yaşanmadan önce
Bir akşam vakti, günbatımında
Dünya saltanatı karanlığa gömülmeden
Geçmişe öyle bir uzun bak ki,
Gözlerin, sadece sevginin dilinden konuşsun
Dr Yusuf Polat
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 06:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!