Sözün Bittiği Yerdeyim
HEy sen…
duymazsan da duy,
görmezsen de gör beni artık
ben buradayım,
Suskunluğun Kâbesi
Ey yokluğumun sahibi,
ey sessizliğimin kıblesi,
ey kalbimin suskun mabedi,
ey içimdeki çölün gölgesiz güneşi,
Suskunluğumun Yankısı
İçimde bir şehir var,
ne bir haritası kaldı, ne bir adı...
Yolları çatlamış, kaldırımları ağlıyor.
Sen Benden Gittiğin Gün Mezarımı Ateşe Verdin
AH YAR AH BE
Sen benden gittiğin gün...
Mezarımı ateşe verdin.
Ne bir taş kaldı ardından,
17/9 18:16] Yaren Atalar: Öyle bir anda ,ansızın ( an) da kalmadı sızın ) geldi ki kalbime dedim ya misafir yada ebeden gönülde kalan , bu senin kapanmaz ,kabuk tutmaz yaran , ben senden sonra sustum ağladım , ,kalemi kağıda yazdım ağladım, Nasil bir siirse ,her kelamı beni benden alan , darmadagin edip hallaç gibi savuran ,rızasız bahçenin gülüne kanan ,bülbüller ya Vedut dedi , Kuşlar ise feryat figan ,icimde taa derinde kana kanayan , sustum ağladım, kalemi kağıda yazdım ağladım, ben seni gördüm göreli aklim firari ,yuregim deli , sensizlik mi ? Yoksa müebbet mi ? Ben Seni bildim bileli sustum ağladım, kalemi kağıda döktüm ağladım, her gece ya Sabır urganini boynuna takan, Yusuf süresini göz yaslari ile okuyan nefis sehpasını gözünü kirpmadan yerden yere vuran ,elini ayağıni dünyadan koparan, ben senden sonra sustum ağladım kalemi kağıda yazdım ağladım, , Sessiz sedasız hücrelerde sensiz YÂR ile kalan,Bildigi halde Ona sevdasıni hece hece anlatan ,hayali ile gönlünü susturup avutan , ben senden sonra sustum ağladım, kalemi kağıda yazdım ağladım,
Kalemiyle çukurunu
ile ilmek ilmek kazıyan , belki gören okuyan, duyan olur diye silip silip bastan yazan , yuregini dipsiz karanlık kör kuyulara umursamadan bırakan, gelmişini, geçmişini bir tek söze yakan , ben senden sonra sustum ağladım kalemi kağıda yazdım ağladım,
Şafak vaktinde Rabbine el açan , dualari ile sana kavusan ,vuslati mahsere bırakan ,Aşk ın Selasini istemeye istemeye okuyan , sustum ağladım, kendi kalemimi kırıp ağladım....
Şimdi ,Mezarımi sorma nerde nasil diye , bir garip ölmüs gitmis derler ebede ,yurekten bir fatiha gönder bekletme sakın haaaa o karanlik dar yerde , ben senden sonra sustum ağladım, yalan dunya küstüm agladim kalemi kağıda yazdım ağladım, bir veda edemeden gittim ağladım...
Ah YÂR,
Ben aşkı,
önce Yusuf’un gözlerinde gördüm
masumiyetin suskun yüzüydü.
Sonra Züleyha’nın içe akan yakarışında buldum kendimi.
Bir kuyuya düştüm,
Tören
Ey içimde adı konmamış kayıp,
ey susarak büyüttüğüm yokluk
şimdi anlatacağım şey
bir düğün değil,
Ölüm denilen şey hep seninle konuşunca mı?
İnsanın aklına gelir
Belki de hayatımın ikinci yarısını yaşıyorum
Yaşadığımı sanarak
Çünkü ben hiç
Hayallerimin peşinden gidecek kadar cesur olmadım
Var dım,
Yok olmaya yüz tutmuş insanlığı gördüm, vardım orda, belki olmamalıydım, terk etmeliydim belki, ama nere gitmeliydim, insanlıktan çıkıp gitmek gerekirdi, lakin ben beceremedim… kaldım, ki oradaydım var dım, belki mücadele ile değişirdi, belki… …var git dediler, gideceğim yere varmıştım oysa, insanlığın tam ortasına, vardım ama nafile, kuduz olmuş köpek gibi, yeyip bitirmişler insanlığı, vardım ama utandım…
Vardım…
Ve gördüm ki, çürümüş bir bedenin içinde can arar gibi, bakışlarda vicdan aramak beyhudeymiş.
Sözler, artık ağızdan değil, çıkar hesapların kasvetli odalarından dökülüyordu.
Yamalı Tövbe
Ah Be YÂR
Suskun gecelerimin kalbinden sesleniyorum sana.
Kelimelerim tövbe kadar eksik, pişmanlık yanlizlik kadar ıssız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!